11 Mayıs 2011 Çarşamba

İlk Kez Elektrogitar Alacaklara Rehber

                                                            İLK AŞK, İLK HEYECAN



Bir grubu severek başlar genelde… Önce dinleyicilikle başlar, sonra ise onları sadece görmekten daha fazlasının hayalini kurar insan… İlkin kendini, sevdiği gruptan birlerinin yerinde hayal eder, kalabalıklara hükmettiğini, pena darbeleri ile seyircileri çılgına çevirdiğini vesaire… İşte bu hayaller bazı insanları bir şekilde, bazı enstrümanlara (çalgılara diyelim, daha Türkçe olsun) götürür. Bunların içinden en çok varılan çalgıların başında ise gitar gelir sanıyorum. Gerek rock müziğinin simgesi haline gelmiş olması, gerek kendi başına bile güçlü bir imge olması, gerekse de nispeten ucuz ve çok iyi bir eşlik çalgısı olması gibi sebeplerle çok ciddi bir insan kitlesini, uzun yıllardır kendisine çekmektedir. Ancak bu konuda gerçekleştirmek istediği hayalleri olan herkesin yaşadığı bir an vardır;

Nasıl ve Hangi Gitarla Başlamalı ?

Klasik (asıl adı naylon telli akustik gitardır) gitarla mı, elektrogitarla mı, yoksa akustik (bunun asıl adı ise çelik telli akustiktir) gitarla mı başlamak daha iyidir, filanca marka gitar iyi midir, şu kadar para filanca gitara değer mi” gibi sorularla başlar olayımız. Gitar çalmaya niyetlenmiş olanlara dayatılan ilk soru muhtemelen “önce klasikten mi yoksa elektrodan mı başlamak lazım?” Çok kısaca şunu vurgulamak mümkün; Akustik gitarlar ile elektrogitar çok farklı çalgılardır. Organizmaları, kimyaları, yakın görünmelerine rağmen, aslında birbirlerinden ayrıdırlar. Ondan dolayı karar verirken önce bunu göz önünde bulundurmak gereklidir. Ancak giriş seviyesindeki türlerinin ucuzluğu, amfi, kablo gibi ekstralar gerektirmemesi, akord kolaylığı, ses hacmi düşüklüğü (aslında akustikler de sessiz sayılmazlar, ama evde elektrogitara yeni başlamış birisinin amfiden çıkardığı sesler katlanılmaz işkence olabilir:) ) ve daha da önemlisi kişinin, ileride ne müzik yapılacak olursa olsun, standart bir müzik temelini alması adına, zor bir enstrüman olan naylon telli klasik gitarla başlaması kötü bir seçenek değildir bana göre.



Seçimin elektrogitar şıkkından yana kullanıldığını varsayarak, bir sonraki halka olan “ilk elektrogitar seçimi” hakkında dikkat etmemiz gerekenlere… (Öncelikle şunu belirtmeli ve altını çizmeliyim; Burada yazdıklarım tamamen benim şahsi fikirlerimdir. Mutlak doğru veya yanlış veya kanun/kural değillerdir)

1) Fiyat: İlk gitar ucuz olmalı. Muhtemelen hiçbirimiz para içinde yüzmüyoruz ve para kazanmak inanın çok zor. Bu sebeple vereceğimiz her kuruş çok önemli. Ancak ucuzluğun sınırını iyi belirlemek gerekli. Ben bu konuya "kaliteli ucuzluk" diyorum. Şuan etrafta çok düşük bütçelere alınabilecek, isimsiz/uyduruk markalı Çin/Kore/Endonezya vatandaşı gitarlar da var. Bunların bir kısmı sadece katı yakıt olarak değerlendirildiğinde faydalı olabilecek şeyler :) Lakin çok iyi olanları da var, öte yandan… Gerekli araştırmayı yapıp ona göre hareket etmek lazım. İşte bu noktada kaliteli forumlar (mesela gitarpedal.net) ve internet üzerinde yayımlanan kullanıcı gözlemleri sayfaları önem kazanıyor. Bir gitarı kafanızda belirledikten sonra, onu iyice araştırın. Araştırmaktan çekinmeyin, üşenmeyin de… O kadar para dökeceğiniz şey için biraz zahmet etmek şart. Asgari araştırmayı yaparken ise kaliteli forumları iyi takip etmek ve sadece tek kaynakla yetinmemek önemli. Ayrıca forumlara yazanları tanımadıktan sonra, yazılanlara %100 doğru veya yanlış muamelesi de yapmamak gerekli. Zira, hep görüyoruz, birisinin iyi dediğine, beriki mükemmel diyebiliyor.
 
İlk gitarın ucuz olması gerekliliğinin diğer bir nedeni ise deneyim kazanma kolaylığıdır. Maddi durumunuz iyidir, bir gitara en az 800-900 dolarcık(!) rahatlıkla ayırabiliyorsunuzdur. Veya iyi para biriktirip güzel/hayalinizdeki gitarla başlamak istiyor da olabilirsiniz. Ancak bu sebepler, alacağınız gitarın organizması hakkında tecrübe getirmeyebilir. Zira 350 TL’ye aldığınız gitar için sapı sökmek, sap ayarını yapmak, köprüyü çıkarmak, manyetikleri farklı bağlamak, son 4 perdeyi veya tüm klavyeyi oymak/oydurmak (scalloped hale getirmek) gibi işlemlere gösterebileceğiniz cesaret, 3800 TL verdiğiniz bir gitara olacağından muhakkak çok daha yüksek olacaktır :) Bununla birlikte, bu tür bazı işlemlerin, bana göre, gitaristler tarafından iyi bilinmesi gerekir. Sözün kısası ucuz gitarda sök,tak işleri, ayar işlerini yapmak, daha doğrusu bunları öğrenmek pahalı gitarda yapmaktan vicdani olarak daha kolaydır. 


2) Çekicilik : İlk gitarın mutlaka belli kozmetik tatmini sağlaması gereklidir. Zira parmaklar ağrıyıp da, gitarı köşesine koyup karşına oturduğunuzda "Kerata, ne güzel duruyor/görünüyor" etkisini vermesi ve sizi yerinizden kaldırıp tekrar çalmaya motive etmesi gerekli.

3) Ses :Yeni başlayan biri için 62 reissue vintage strat ile 92 model american deluxe strat’ın arasındaki ses ve ton farkını algılamak biraz fantastik olacağından, sadece belli bir seviyenin üstü olması en az bir-iki yıl yeterlidir. Ayrıca çok uç türler bile söz konusu olsa (örneğin Death Metal, Siyah Metal… ) gitar  çalmak isteyen birisi başta aynı temelleri alacağı/alması gerektiği için, yine bu kurallar işler. İçinde death ateşi olan bir arkadaş da gitarı alıp anında Mesuggah, Crytopsy, Cynic, Atheist çalamayacağına, ilkin belli bir temel altyapı üzerinde durulması gerektiğine göre...

 

4) Elden çıkarılabilirlik/Modifiye Edilebilirlik : 2.el araba pazarı geyiği gibi değil mi :) Ama işin kanunları birbirine yakın. Bir gitarla işe başladınız, çaldınız, mesafe aldınız, ne istediğinizi netleştirdiniz. Artık gitarları da tanıyorsunuz, zira bu süre zarfında yakın arkadaşların, tanıdıkların gitarlarını veya müzik dükkanlarındaki gitarları da çaldınız... Artık içten içe tipik insan dürtüsü olan “daha fazlası” sinyalleri de başladı… Bu üç ihtimali doğurur genelde; ya iyi bir gitar alır, duygusal nedenlerle eski gitarı elde tutar ama neredeyse hiç çalmazsınız, ya gitarı elinizden çıkarır, biriktirdiğiniz parayı arttırma yoluna gidersiniz, ya da elinizdeki gitarın ahşabı vs. gerçekten tam size göredir, zira tüm tecrübeleriniz sizi bu sonuca ulaştırmıştır, elinizdekinin manyetiklerini, akord burgularını, köprüsünü filan modifiye ederek gitarınızı daha üst seviyeye taşımak istersiniz. O noktada bu 4.madde gündeme gelir. Bu sebepten dolayı ilk gitarınızda biraz ilerisini de, başlangıçtan hesaplamakta fayda olabilir. Bazı gitarlar vardır ilk piyasaya çıktıklarında 3500 dolara satılırlar, altı yıl geçer 5000 avro fiyat biçilir (İbanez JemDNA Y2K veya JSY2K-Crystal Planet). Bazısını ise 200 Liraya alırsın, iki yıl sonra 100 liraya satamazsın… Bazısının 2.eli hep vardır, elinde kalmaz ve değer de kaybetmez. Bazısı ise 1.aydan sonra ciddi değer yitirir. Burada marka psikolojisi de devreye girer ve tanınmış olan marka/modeller, elden çıkmak konusunda, aynı özelliklere sahip emsallerinden daha başarılı sonuçlar verirler. Bir şeyi unutmamak lazım yalnız, bir gitar iyiyse iyidir, markası bilmemnesi farklı hikayelerdir…



5) Sağlamlık : Alınacak gitar belirli sağlamlık ölçütlerini tutturmak zorundadır. Özellikle 2.el bir gitar alırken büyük önem taşır bu olay. 2.el gitarlarla nispeten daha makul fiyatlara, daha iyi gitarlar almak mümkün olabilir. Ancak bu seçenekte de alınacak şeye “güvenilirlik” sorunu ortaya çıkar. 2.el bir gitar alma teşebbüsünde en azından şunlara mutlaka dikkat edilmelidir;


  • Akord burgularının tam ve sağlam olması,
  • Köprü bölümünün tüm parçalarının tam olması (Özellikle Floyd Rose tip köprü ise),
  • Sapın arkasında veya gövdede hasar/çatlak olmaması,
  • Sap atıklığı / yamukluğu olmaması,
  • Perdelere basıldığında cızlama, ses kesintisi gibi sorunlar yaşanmaması,
  • Tüm perdelerde sağlıklı bend yapabiliyor olmanız,
  • Perdelerdeki aşınmanın minimal olması,
  • Amfiye takıldığında ses hacmi ile ton düğmelerinin, seçici anahtarın ve jack girişinin görevlerini muntazaman yapıyor olması
  • Gitarın amfiye takılmamış halinin de güçlü ve gür bir ses verebilmesi
  • Teller salınım yaparken sapı ve gövdeyi iyi bir şekilde titreştirebilmesi.

Bunlar temel karar verme ölçütleri idi. Bunlar dışında almadan evvel mümkünse yanınızda yetkin/tecrübeli birisi olsun diyebilirim. Ahşap öyle bir malzemedir ki bir noktadaki özellikleri ile onun 30 cm ötedeki özellikleri, yoğunluğu, damar yapısı, kuruma küçülmeleri vs. aynı olmayabilir. Bu sebeple çok üst seviyedeki gitarlar bile söz konusu olsa mutlaka bireysel olarak denenmelidir. Ek olarak, denenmemiş gitar alınmamalıdır. İsterse 500 veya 5000 kişi harika diye yorum yapsın, bu iş biraz da ergonomiye dayanır. Elin küçüktür Heritage H-535‘ler sana hiç rahat gelmeyebilir. Ya da dünya vintage strat hastasıdır. Çok ciddi bütçeler söz konusu olur replikalarda bile, ama sen hiç rahat edemeyebilirsin belki o tür bir gitarda. Bilinmezlik söz konusu olduğunda, çok karşılaşılabilecek olaylardır bunlar. O sebeple hiç denemediğin bir çalgıyı internetten almayı mantıklı bulmam. Ha, o çalgıyı biliyorsundur, tecrübe etmişsindir, netten alabilirsin belki bir ihtimal, her ne kadar beklediğin sesi elde edememe riski az veya çok olsa bile. Ayrıca mağazadan alırken de kafaya alınmamaya ve söğüşlenmemeye de azami dikkati göstermek gerekir. Bilgisi az olan gençlere, yüksek volüm ve bir iki “yedirmece” numarası eşliğinde “bu falancanın fabrikasında üretiliyor, yıllarca falanca üretti fabrika, sonra orası kendi gitarlarını yapmaya başladı” masallarıyla soyu sopu belirsiz gitarlar satıldığına şahit olmuşumdur (eski ev arkadaşım mesela, o kadar anlattık ama dinlemedi:) ). Bundan korunmanın yolu ise basit; İyi bir ön araştırma, bol sabır, çok okuma-öğrenme, deneyimlilerin tecrübelerinden faydalanma, yani gitar alma işini ciddiye alıp vakit harcama…

Elbette tüm bahsedilebilecekler yazdıklarımızla sınırlı değil. Ancak bu maddelerin, genç zihinlerde haince dolanan birçok soruya derman olabileceğini düşünüyorum. Daha fazlası için e posta adresimi veya daha da iyisi http://gitarpedal.net  forumlarını kullanabilirsiniz ;)

Çüüüzz

Barış Ş.
Gitarizm Köşesi

Tarafımdan yazılmış olan bu içerik YUXEXES Dergisi "Gitardaki Sarmaşık" Köşesinde yayımlanmıştır. İzin alınmaksızın ve/veya "TAM" kaynak gösterilmeksizin alıntılanması, kopyalanması durumunda derginin yayımcı şirketi gerekli her türlü yasal yaptırımlara başvurmaya yetkilidir.

6 yorum:

  1. üff bu yorumu yazcam diye giriş yaptım hesap et yani. saol kardo güzel olmuş gazlandım alıyorum bi tane

    YanıtlaSil
  2. http://www.do-re.com.tr/epiphone-special-ii-wine-red-elektro-gitar

    http://www.muzikenstrumani.com/Ibanez-IBZ15GR-Elektro-Gitar-Amfisi_10892.html#0

    Şu iki malukati alicama ama fiyat, kalite,ses ve uyumluluk acisndan nasil degerlendirebiliris uzun omru varmidir ve sesi yuksek cikiyormudur yeni alicam ama iyi olsun bidaha alamayabilirim uzun bir sure ona gore cevaplarsaniz sevinirim ve duyduguma gore kagittan yapilan degildir insallah sıkıstirilmisbolmasin lutfen yorumumu cevaplarsaniz cok mutlu olucam ve burdan ben almaya gidecem ama ne cok ne az gaza getirmeyin :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba.

      Birinci el almak zorunda değilseniz 2.el öneririm açıkçası. Şu ara 2.el piyasası oldukça hızlı ve bu bütçeye daha iyi şeyler bulmak mümkün.

      Epi Spc. II'yi ise ben sevmem açıkçası. O bütçe dolaylarında SX'lerin;
      http://www.do-re.com.tr/sx-sst-ash-r-na-elektro-gitar-elektro-gitarlar-sx
      veya
      http://www.do-re.com.tr/sx-sst62-vwh-elektro-gitar-elektro-gitarlar-sx

      modelini daha fazla öneririm.

      Sil
  3. Elektro gitarla ilgili çok bilgilendirici bir makale paylaşımı olmuş, emeğinize sağlık. Gitar Bakımı Nasıl Yapılır hakkında yazdığımız detaylı yazımızı da mutlaka okumalısınız.

    YanıtlaSil
  4. güzel bir yazı olmuş hocam. elinize sağlık..

    YanıtlaSil