30 Nisan 2011 Cumartesi

Joe Satriani Biyografisi 1.Bölüm




Müzisyenler vardır, uç seviyede enstrumanistliğe ulaşmışlardır. Gerçek birer Virtüözdürler. Ulaşabildikleri kitle de ziyadesi ile o çalgıyı çalanlardır. Müzisyenler vardır, ancak temel seviyede çalgı çalabilirler. Ancak ileri bestecilik yetenekleri ile geniş bir alanda tanınırlar. Hatta bunlar arasından bazıları o kadar iyi bestecilerdir ki o çalgıyı daha ileri seviyede çalanlara bile bir şeyleri yeniden öğretirler. Sadece çok az sayıdaki bazı müzisyenler ise bu iki değere birden aynı anda sahiptirler. İşte 1980'den sonra elektrikgitarın başına gelen en iyi şey olan Joe Satriani'yi kabaca böyle tanımlayarak işe başlayabiliriz. 13 kez Grammy’e aday olmuş, albümleri enstrumantal olmasına rağmen liste başarısı göstermiş, bunların ötesinde gitar nedir, nasıl çalınır başlıklarında tüm dünyaya ders vermiş bir abide o.



15 Temmuz 1956'da, Westbury/New York'da doğan Joe, 14 yaşında ilk kez eline gitarı alır ve macerasına girmiş olur. Bir sene sonra, 1971 yılında etrafındakilere gitar dersleri vermeye başlar ki, iyi bilindiği üzere en meşhur öğrencisi Steve VAI'dir. Röportajlarda VAI 'in ondan ilk ders almaya başladığı günü, elinde eski bir gitar ve bir paket tel ile nasıl tel takılacağını bile bilmeden derslere başlamasını, VAI' in ne kadar iyi bir öğrenci olduğunu, verdiği egzersizleri nasıl geliştirdiğini ve onları yepyeni, bir hale soktuktunu uzun uzun da anlatır(dı). Bununla birlikte öğrencileri VAI ile sınırlı kalmaz...1974 yılında iki modern caz ustasından dersler alır: Gitarist Billy Bauer ve kompozitör/piyanist Lennie Tristano. 4 yıl sonra ise, önündeki on yıl boyunca gitar eğitmenliği kariyeri yapacağı, Los Angeles' a taşınır. Metallica'dan Kırk Hammet, Counting Crows'dan David Bryson, Primus'dan Larry LaLonde, Charlie Hunter, Alex Skolnick, T-Ride'dan Jeff Tyson hep bu dönem dahilinde ondan eğitim almışlardır.



Bu yıllarda Joe "The Squares" adlı bir yerel gruptada pena sallamaktadır. Grupta davulları daha sonra yıllarca Joe için baget sallayacak olan Jeff Campitelli ve basları ise Andy Milton çalmaktadır. Ancak "The Squares" Satriani' yi hem tam olarak tatmin etmemekte, hem de biraz hayal kırıklığına uğratmaktadır. Eserlerini yayımlamak isteyen bir sanatçı için hiçbir şey yayımlayan, onun yerine büyük bir firmayla anlaşma yapmak için bekleyen bir grup çok da uzun soluklu bir süreç olmaz. Bu süre dahilinde Joe etraflarındaki birçok grubun belkide hiç gelmeyecek kontrat tekliflerini beklemektense kendi başlarının çaresine bakıp, kendi albümlerini kendi kurdukları ufak şirketlerden yayımladığını farkeder. Geleceği için çok da umut beslemediği The Squares'in üç haftalık bir yeni yıl arası verdiği 1983 yılında, kendi adını taşıyan ilk eserini, "Joe Satriani" kısa albümünü (E.P.) kaydeder. Eser, üstadın kendi icra ettiği enstrumantal kompozisyonlardan oluşmaktadır. Gitarın kalın tellerinin akordunu azaltıp bas sesler elde ederken, alyan anahtarları ile gitarın manyetiklerine vurarak meydana getirdiği davul benzeri seslerden yararlanır. Kendi yayımcılık şirketini (Stange Beautiful Music) ve kendi küçük plak şirketini (Rubina Rec.)de tam bu arada kurar. Bayan Rubina daha sonra Joe'nun müstakbel eşi olacaktır.





Joe, kısa albümün ardından kayıtlara devam eder ve dört şarkı daha kaydeder. Ancak mali sorunlar da başgöstermiştir. Kayıtlar için ciddi para gereklidir. Joe bu işe samimiyetle başkoymuştur ve vazgeçmeye de niyeti yoktur. Proje için hemen 5000 dolar limitli bir kredi kartı ve banka çek hesabı açtırır. Albüm kısa süre içinde hazırdır. Kayıtların tamamlanmasının ardından eski öğrencisi Steve VAI' e yollar. Steve'in yıllarca ZAPPA ile ve Alcattrazz ile çalışmış olmasından ve 1984'te "Flex-able" adlı bir solo albüm çıkarmasından kaynaklanan iyi bağlantıları ve tecrübesi vardır. Ancak plak şirketi ile anlaşma hemen gelmez. Joe bu bekleme süresini pop-rock müzisyeni Greg Kihn ile turlayarak geçirir. 1985 yılında kayıtları biten albüm, 15 haftadan sonra, 1986 yılında "Not Of This Earth" adıyla, ilk solo albümü olarak Relativity Plakçılık şirketinden piyasaya çıkar. Albüm gitar ortamlarında çok dikkat çeker. Guitar World, Guitar Player gibi dergilerden övgü üstüne övgü alır. "Brother John"da ve "The Headless Horseman"de tappingi (80lerin başında Eddie VanHalen'ın ortaya çıkarıp, yaydığı bir teknik) temiz sesli gitarlar üzerinde melodi ve armoniyi (akorlarla) beraber çalarak Eddie'nin sunduğundan çok daha farklı mecralara ilk kez taşımıştır. "Memories" üstün melodik anlayışının usta gitaristliği ile birleştiği çok tatlı bir şarkıdır. Albümle aynı adı taşıyan şarkı ise bana göre albümün iki en önemli bombasından biridir. Bu şarkı Joe'nun Alan Holdsworth'den esinlendiği akıcı "Legato", Eddie Van Halen'dan etkilendiği Tapping tekniğinin, ideal buluşma noktasını oluşturmaktadır. O güne kadar bu tür bir altyapı ve armonik yapı içinde buluşmamış olan özler içeren şarkı daha sonrasında Satriani'nin imzası olacak bir çok ince ayrıntı bu şarkıda gizlidir. Yine bana göre ikinci bomba eşi için yazdığı "Rubina"dır. Çok özel bir havası vardır bu şarkının. Klavyeler dipten atomsferi derinleştirirken, tertemiz ve berrak gitarlar, dengeli davul ve basların üzerinde zerafetle dans eder. Ek olarak albümün genelinde karakteristik 80'ler esintisini de yakalamak mümkündür. "Snake" ve "New Day" ise adını anmadan geçemeyeceğim diğer iki şarkıdır. Albüm o yıla göre değerlendirilirse çok iyi bir albümdür (Halen de öyledir ya aslında :) ). Gitar boyutundan bakarsak iyiden de ötededir. O güne kadar gitardan çıkabileceği hiç akla gelmeyen birçok farklı ve yeni ses, yepyeni bir anlayışla icra edilmektedir. Enstrumantal rock gitar adına 86 yılı için iki çok önemli albüm vardır: Malmsteen'in "Trilogy" albümü ve Satriani'nin "Not of This Earth" albümü. Çok farklı kulvarların tarzları ve albümleridirler. Lakin o yıllar için aynı derecede öneme haizdirler. Çünkü ikisi de o yıllar için oldukça yenilikçidir. Bu albüm aynı zamanda yapımcı John Cuniberti ile uzun soluklu bir müzikal beraberliğin de ilk eseridir. Cuniberti evvelinde Steve Wonder, Dead Kennedys gibi grup ve müzisyenlerle çalışmalar yaptıktan sonra 80lerin ortasında Joe ile çalışmaya başlamış nitelikli bir insandır ve Tüm Satch albümlerinde bir şekilde imzası vardır.





"Not of This Earth" plağının çıkışından sonra Joe çeşitli ev kayıtları yapmaya devam eder. Sonrasında ise diğer eserler için başka kayıt ortamlarına (Cuniberti'nin Hyde Street Stüdyoları) geçilir. Bazı şarkılar ise demo halleri ile albümde yer alacaktır. Bu süreç devam ederken Joe'nun istediği şey tam olarak gitara odaklanmış bir albüm yapmaktır. Lakin Joe'nun o zaman bilmediği şey bu albümün çok büyük bir başarıyı, hem de sadece gitar dünyasında değil tüm müzik sanayisi içinde, yakalayacağıdır. 



1987 yılında, onun adını gitar ve müzik dünyasına perçinleyecek klasiği olan "Surfing with the Alien" yine Relativity Plakçılıktan yayımlanır. Bu albümle enstrumantal rock gitar müzik sanayince ciddiye alınır hale gelir. Çünkü bu tümü sözsüz eserlerden oluşan hem de genel soundu çok da harika sayılamayacak albüm oldukça kısa sürede altın ve platin plak alacaktır. O güne değin tamami ile sözsüz olan bir albümün böyle bir liste başarısına / ticari başarıya ulaşması görülmemiştir. Albüm ise kesinlikle "boş yok" olarak tanımlanabilecek bir deryadır müzik severler için. İlk notasından son notasına mükemmel bir bestecilik, uç noktadaki gitar ustalığı, zerafet, can alıcı melodiler albümün artılarının sadece birkaçıdır. Satriani burada tüm gitarlardan,baslardan ve klavyelerden sorumlu iken aynı zamanda kimi yerlerde, perküsyonları ve davul programlarını da üstlenmiştir. Satch'in eski grup arkadaşı Jeff Campitelli ise bazı şarkılarda davulu ile kendini belli etmiştir. Şarkı şarkı bahsetmek bir açıdan yersizdir. Ya hepsi hakkında birer makale yazılmalı yada genelden bahsedilmelidir bence. Cidden hayatımın albümlerinden birisidir bu albüm. İlk dinleyişimde sound sebebiyle çok sevmemiş ve bir köşeye atmıştım bu albümü. Sonrasında ise değeri tarafımdan anlaşıldı ve başucu albümlerimden olmuştu. Fark edilebileceği gibi albüm hakkında yazabileceğim tek olumsuz şey soundudur. Satriani daha sonraları bu konudaki bazı eleştirilere, demo kayıtlardaki duygunun tekrarlanamamasını, bu nedenden dolayı da şarkıların içine sinmemiş bir haliyle kaydedilmiş olanları yayımlamaktansa, demo versiyonlarını değerlendirdiklerinden bahsetmiştir ki daha sonraları bu tür bir çok Satriani albümünde de tekrarlanacaktır. Hatta ve hatta "Engines of Creation" gibi daha yeni albümlerinde bile...

Albümden sonra 1988 yılında plak şirketi ilk albümün tüm kopyalarının stoklarını satmıştır. Bu sebeple ikinci bir basım daha gerçekleştirilir. Ancak "Not of This Earth"ün ikinci baskılarda, kapağın orjinal resminin kaybedilmesinden dolayı, farklı bir kapak vardır. Bu arada Joe bir trio toplar ve konserler vermeye başlar. Davulları Jonathan Mover, basları ise (harika basçı, slaplerin efendisi) Stu Hamm çalmaktadır. Lakin kısa süre sonra konserlere sıklıkla aralar verir. Çünkü Mick Jagger'dan turne gitaristliği teklifi almıştır, onunla da konserler vermektedir.


Yine 1988 yılı içinde, kendisinin ikinci kısa albümü olan "Dreaming#11"i çıkarır. Bu kısa albümün en önemli özelliği, bana göre, "Crush of Love" efsanesini barındırmasıdır. Tüm müzikseverlerin mutlaka dinlemesi icab eder bence bu şarkıyı. Özellikle daha yeni kayıt tarihli bir konser albümünden dinlerse insan eğer ilk kez dinleyecekse daha fazla haz alır, onu da belirteyim. Kısa albüm kısa sürede altın plak alır. Albüm aynı zamanda Joe'ya ikinci Grammy adaylığına da ulaştırır.



"Surfing..."in verdiği güvenle yeni bir klasik hazırlamayı düşünen Satch (Joe'nun lakabı) 1989 yılında yayımlanan albümünün adını "Flying in a Blue Dream(FiaBD)" koyar. FiaBD albümü yine tam bir nadide eserdir. Yenilik, ilericilik ve gelenekselciliğin, özgünlükle mutlak bir başarı ile harmanlandığı bir düş bahçesidir. Bu özelliği ile emsali azdır. Albümler aynı adı taşıyan şarkıda gitar tarihinin en lezzetli legato numaraları, harikulade melodiler ve yenilikçi gam-dizi yapısıyla birleşmiştir. Müzik tarihinin en garip adlı şarkılarından olan "The Mystical Patato Head Groove Thing", Mükemmel basları ile dikkat çeken ve Joe'nun vokalini içeren "Stange", "duygular gitarla nasıl aktarılır ders I" olarak özetlenebilecek "I Believe"(Bu şarkının videosu da baya hoşdur. Hele uzun saçlarıyla Stu Hamm...), Komik bir ferahlık içeren, Banjonun tatlı bir doku oluşturduğu "The Phone Call", Joe'nun imzası haline gelmiş bir teknikle icra edilen "Day at the Beach", "duygular gitarla nasıl aktarılır ders II" niteliğindeki "The Forgotten" (ki gitar tarihinin en keskin baladlarından birisidir. Dinlemeden ölmeyin diyeceğim bu şarkı duygusal anlarınızda yakalarsa fena yapar onu da ekleyeyim arada) bu efsanevi albümün temel taşlarıdır. 18 şarkının ise altısında Joe vokal yapmaktadır. Albüm kısa süre içinde, beklendiği üzere büyük başarı kazanır ve 750.000 kopyanın üzerinde satar. Bu albüm ile ,aynı zamanda, Satriani’ nin meşhur metalik görünümlü gitarı JS1 “Chrome Boy” ilk kez dünyaya ifşa edilmiş olur...

Barış Şahin


Tarafımdan yazılmış olan bu yazı 2008 yılında YUXEXES Dergisinde yer alan Gitardaki Sarmaşık adlı köşede yayımlanmıştır. İzin alınmaksızın ve/veya "TAM" kaynak gösterilmeksizin alıntılanması, kopyalanması durumunda derginin yayımcı şirketi gerekli her türlü yasal yaptırımlara başvurmaya yetkilidir.

(Devam edecek...)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder