29 Aralık 2012 Cumartesi

TTS Pickups – Austin Flood Analizi (Videolu)


TTS Pickups – Austin Flood Analizi


Teksas Blues’un efsanevi ismi Stevie Ray Vaughan’ın gitar dünyasına olan etkisi, vefatından geçen yıllara rağmen neredeyse hiç azalmıyor. Söz konusu olan onun, özellikle ilk iki-üç albümündeki, hepimizin de hayranı olduğu, tonu olunca her türlü gitar ve penalardan tellere, manyetikten amfilere gitarla alakalı her türlü ekipman dikkat çekici oluyor. Dolayısıyla Teksas (örneğin Fender Texas Specials, Seymour Duncan Antiquity Texas Hot) ve Teksas’a göndermeler içeren ifadeler (örneğin: Fender Lonestar, Rio Grande’nin pek çok modeli) sık rastlanır olmakta. Amerikalı butik bir manyetik üreticisi olan Sean Davidson da “Austin Flood” adını verdiği single manyetik seti ile bu pazarda kendine yer arıyor.

TTS Pickups hakkında kısa bir girizgâh yapmak gerekirse Oklahoma’dan butik manyetik, pedal ve gitar amfisi gibi ürünlere sahip ufak bir firma. Fiyatları (en azından şimdilik) gayet makul sayılabilir düzeyde. Strat singlelarının tanesi 55$, setleri ise 165$. Steve Ray’in Number#1’ına göndermesi olan “Austin Flood” ise, tıpkı David Gilmour’un kara stratına göndermeli “Crazy Diamond” set ile birlikte 210$’lık üçlü set fiyatlarıyla en pahalı single modeli. Ürün portföyündeki manyetiklerden doğrudan iletişimle seçebileceğiniz gibi tamamen ihtiyaç veya arzunuza göre özel bir şeyler de sardırabilmeniz mümkün. Şu an için dahasını söylemem zor ancak gelecek sayılarda Sean ile yapacağım bir röportajda daha derinine de ineriz.

Gelelim Austin Flood’a; Öncelikle bazı katalog bilgilerinden bahsedelim;


Mıknatıslar : Alnico V
Mıknatıs Düzeni : Eski Stil Farklı Yükseklikli Mıknatıslar
Tel kalınlığı : AWG 42
Tel Kaplaması : Formvar
Sap Manyetiğinin Direnci : 6,00K
Orta Manyetiğin Direnci : 6,05K (RW/RP)
Köprü Manyetiğinin Direnci : 6,08K

Manyetikleri denediğim gitar NashS-57; köşemde daha önce ayrıntısıyla bahsettiğim bir gitar (okumak için lütfen tıklayın). Bataklık dişbudağı gövdeye ve tek parça akçaağaç sapa sahip. Birincil tonlar olarak tipik bir bataklık dişbudağı-akçaağaç birlikteliği sunar; baslar ve tizler ise karakteristik olarak zengince, orta frekanslar görece çukurca olup parlak ve net bir tonaliteye sahiptir. Teller ise Rotosound 0.11-0.10 hibriti (sarımlı teller 0.11, düz teller 0.10). Ayrıca şunu da belirtmekte fayda var, TTS Austin Flood seti teknik özellik olarak cidden SRV Number One’ın manyetiklerine eşdeğer tasarlanmış manyetikler. Ancak bu eşdeğerliği çok daha derin bir şekilde değerlendirmek için SRV’nin gitar ayarlarını (relief, tel yüksekliği, manyetik yüksekliği, SRV’nin #1’da kullandığı cins tel seti, ki 013,015,019,028,038,058 şeklindedir) yapıp kılı kırk yarma hadisesine kalkışmadım.



Austin Flood’ı iki farklı yönde değerlendirmek yerinde olur. Modelin adı sebebiyle üzerine yüklenmiş olan SRV’nin meşhur “#1 numara” durumu ve genel olarak nasıl bir strat single manyetiği olduğu açısından. İlki ile başlayalım; TTS Pickups’ın herşeyi olan Sean’ın, aslına bakarsak, “Bu manyetiklerle anında SRV tonu alırsınız, sakın kaçırmayın!” gibi bir iddiası yok. Daha ziyade SRV’nin vefatının ardından bir nömerolu gitarı incelenip manyetikler de değerlendirilmiş, elde edilen bilgiler ışığında eşdeğer bir manyetik yaptığı iddiasında. Telleri yarım ses gevşeterek manyetikleri çeşitli testlere soktuk. Elimdeki amfi imkanlarını genişletmek, farklı amfi koşullarındaki tepkisini mümkün olduğunca düzgün bir şekilde değerlendirebilmek adına Amplitube, Guitar Rig ve POD Farm yazılımlarının amfi modellemeleri ile, bir çift (görece) kaliteli masaüstü monitör eşliğinde yüksek seste denemeler yaptık. Amplitube’un blackface kılıklı Fender amfi modelleri ile, özellikle Vibroking modeli ile yaptığımız denemelerin bizde yaşattığı tatmin çok büyük oldu. Öncelikle, evet, manyetikler SRV işi ton eldesi konusunda gayet işe yarıyor, özellikle az sarımlı ve alnico II mıknatıslara sahip Lollar manyetiklerle kıyaslandığında. Nash S-57’nin üzerinde gelen Custom Lollar manyetikler gerçekten harika manyetikler. Ancak Lollar’ların ana vazifeleri 1950 ortaları işi tertemiz, net, pırıl pırıl strat tonları vermekti bana göre. Sadece alnico II’den (A2) alnico V’e (A5) geçiş bile özellikle sarımlı tellerdeki gergin, sarımsız tellerde de ise yuvarlak, yumuşak tonun biraz daha azalıp, keskinlik ve cırtlaklığın artışı ile de kendini belli etmekte. Ama dahası var. Sap manyetiği ile amfi sesini daha fazla açıp tonu hafifçe kırık hale getirerek, ki Amplitube bu konuda cidden çok başarılı bana göre, cidden tam SRV-vari sesler duyduk. Evet, oralarda “Mary Had a Little Lamb” veya “Pride and Joy” tonlarına çok yakın sesler duyabiliyoruz. Ancak çok hafifçe netlik sorunu var gibi geldi. Bunu özellikle 5,4K Ohm’luk Lollar sap manyetiğinin hemen arkasından denediğim için de daha net duymuş olabilirim. Zira netlik seven birine büyük sıkıntı yaşatacak miktarda değil veya genel anlamda sevdiğim bir set olan Fender Texas Special kadar da değil bu durum. 4.konumda (sap+orta) ise amfi kısmındaki bir iki ufak ayarla “Lenny” vari sularındayız. Öyle sanıyorum ki ilk iki SRV albümü tonları bakımından en iyi neticeyi, SRV’nin “Lenny” adlı gitarı ile elde ettiği tonlar gibi geldi bana. Tel kalınlığı olarak yakın olmak da bu yakınlıkta fark yaratıyor elbette. Yeri gelmişken özellikle “-vari” gibi ekleri kullanıyorum zira test gitarım dişbudak gövdeye sahipken, SRV’nin gitarlarının çoğu kızılağaç gövdelidir ve bu belirgin bir fark yaratmakta, öte yandan. Devam edecek olursak hem 4., hem de 2. konum-yani manyetiklerin beraber çalıştıkları konumlarda “quack” denen şey çok tatlı bir şekilde mevcut. Hani Dire Straits’in ilk albümlerindeki tonlara epey yakın tınılar yakalamak da olası. Manyetikler bireysel olarak da yeterince çan gibi billur bir sese (ecnebilerin “Chime” dedikleri şeye yani) sahip. Ayrıca Mehmet Barlo’nun sarımlı tellere kuvvetlice vurulduğunda çıkan sesi betimlerken kullandığı “Dank” etkisine de son derece tatminkâr :) Dahası yine Mehmet Barlo’nun Şubat 2012 tarihli Sound Dergisindeki köşesinde belirttiği “Aslında aradığınız düz 1959 usulü (60-61 değil zira arada ciddi bir fark var), 6.00K, Formvar AWG#42 Alnico 5’li manyetikler” değerlendirmesine gayet güzel şekilde uyan manyetikler. 



Manyetikleri SRV perspektifinden ayrı olarak değerlendirdiğimizde ise yine artı puan alan manyetikler olduğunu söyleyebiliriz. Bobinlerin etrafında yerleştirilmiş, ilâve bir kalkanlama bandı ile overdrive koşulları altında standart singlelara kıyasla bir miktar daha gürültüsüz olduğu söylenebilir. Bu konuda, ek bir yapı sahibi olmamasına rağmen Lollar’lar da, elle ustaca sarılmış olmalarından dolayı, çok iyiydi onu da not etmek lâzım. Nash S-57 için çok az sarımlı Lollar ‘lar yapıyı biraz “ince” yapıyordu. Evet net oğlu net manyetiklerdi ama insan bazen biraz daha varlık arayabiliyor ve o anlar için biraz daha fazla sarımlı manyetikler ilaç gibi geliyor. Sarım fazlalaşırsa netlik yiten yitirilebiliyor, o yüzden dozu çok önemli. Austin Flood bu konuda oldukça tatmin edici. Dahası sadece SRV türü tonlar değil, başka bazı “meşhur” tonlara yaklaşmak konusunda da başarılı. İlk fark ettiğimiz tonlar, yukarıda da belirttiğim gibi ara pozisyonlarda Mark Knopfler’ın eline strat aldığındaki tonlar ve köprü manyetiği ile Eric Johnson’ın  “Ah Via Musicom” albümündeki lead tonları oldu. Özellikle “Cliffs of Dover”’a, Marshall Plexi modellemesiyle epey yaklaştığımızı söyleyebilirim. Köprü manyetiğini çok sevmeme yol açan diğer bir yönü ise hırçın Tele tonlarına da göz kırpan tonalitesi oldu. Denediğim pek çok strat köprü manyetiğine göre daha “twangy” geldi bana. Yine eski dönem Marshall amfi modellemeleriyle Hendrix türü tonlar elde etmek de büyük bir sorun olmadı.

Manyetiklerle yapılmış ses ve görüntü örnekleri, SRV tonlarına ne kadar yaklaştığı ve diğerler tonlarla alakalı örneklere şu videoyu da ekleyebiliriz;



TTS – Austin Flood, kaliteli parçalardan, düzgün bir el işçiliği altında, işten anlayan bir ustanın bilgisi ışığında ortaya çıkmış, stratınızı, doğru amfi koşulları ile birlikte Stevie Ray Vaughan’ın efsanevi ilk albümlerindeki tonaliteye yakınsayabilecek bir set. Bu işi yapabilecek başka markalar, başka modeller de var. Daha iyi yapanlar da çıkabilir. Ancak işin içine belirleyici parametre olarak (birinci el olarak) ürün fiyatını da katarsanız, “kendi fiyat aralığındaki” en iyi set, benim denediğim kadarıyla, TTS – Austin Flood. Bazı butik manyetiklerin tane fiyatının 100$’ın üzerinde olduğunu hesaba katarsak 210$’lık üçlü set fiyatı Austin Flood’ın cazibesini daha da arttırıyor. Bu güne kadar kullandığım en iyi Strat single’ı değil ama koskoca Jason Lollar’ın, ki manyetik duayenidir, elleriyle sardığı “Custom Blonde” manyetikleri Nash’ime geri taktırmayacak kadar da hoşuma gitti.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder