humbucker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
humbucker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10/23/2018

ERS Manyetikleri – Erhan Suludere Röportajı

ERS Manyetikleri – Erhan Suludere Röportajı


Merhaba Erhan. Gitarizm’e hoş geldin. Umarım her şey yolundadır? En son uğraştığın projeleri öğrenerek başlayalım istersen?

Merhaba Barış, hoş buldum. Her şey yolunda teşekkür ederim. Şu anda Sarp Maden için signature bir model çıkarmaya çalışıyorum. Akabinde kendime ait modellere bir yenisini katmak için farklı bir model oluşturmaya başladım. Bu model, strat soundunu humbucker ölçüsünde kullanabilmeyi sağlayacak. Onun dışında hali hazırda siparişler ile uğraşıyorum.

5/19/2015

Manyetiklerde Mıknatıs Değişimi

Uzuuuun bir süreden beridir ilk kez merhaba. 

Böyle şeyleri yazmayı gerçekten özlemişim. İşim gereği sık sık yazamasam da aralıklarla böyle makaleler yazmaya devam edeceğim. Hazır bugün (19 Mayıs 2015 15:27) tatilken epeydir yazmak istediğim bir konuyu halletmek istedim: elektrogitar manyetiklerinin mıknatıslarının nasıl değiştirileceği...

Öncelikle, elektrogitar manyetikleri hakkında temel yapısal altyapınız yoksa, yani "kutup başları (pole piece)", "Alnico II", "Formvar İzolasyon", "D.C. Direnci" gibi terimlere uzaksanız öncelikle fi tarihinde kaleme almış olduğum "Elektrogitar Manyetiklerinde Temeller ve Uygulamalar" adlı makaleme bir göz atmanızı öneririm. Eğer manyetiklerinizi gitarınıza nasıl lehimleyeceğinizi bilmiyorsanız da "Manyetik Değiştirme ve Lehimlemede Temeller" adlı makaleme bir göz atın derim. Bu iki konu da kafanızda net ise devam edelim.

12/21/2013

PRS Marty Friedman İmzalı Modelini Duyurdu


Uzun süredir PRS kullandığını gördüğümüz Marty Friedman'ın yeni imzalı gitarı pazarda kendine yer arayacak. 2014 yılında bayilerde görücüye çıkacak olan "singlecut" gitar Kore'de üretilen ve düşük fiyatlı SE serisine dahil. 

Teknik özellikler olarak;

12/26/2011

Manyetik Değiştirme ve Lehimlemede Temeller




Gitar fanatiklerinin yegâne mâbedi Gitarizm’e hoşgeldiniz.

Bu yazı ile elektronik modifikasyonlarına başlıyoruz. Artık manyetik değiştirmek için para dökmeye son :) Elektronikçi olmayan, iddiasız naçizane bendenizin hazırladığı bu makalecik umuyorum ki daha önce manyetik değiştirmemiş, eline havya almamış bir çok kişiye çok faydalı olacak. Ancak lütfen yazımın başında belirttiğim uyarı kısmına riâyet edin, abartmıyorum, dikkatsizliğin bedeli ağır olabilir. 

Türk gitar alemine bir katkımız olduysa affola!

Bu yazı Sound Dergisi Mayıs 2011 sayısındaki "Gitarizm" köşesinde yayımlanmıştır. Kaynak gösterilmeden ve izin alınmadan alıntılanması uygar dünya adına doğru değildir. Dahası yasal da değildir...

Lehimleme ve Manyetik Değiştirmede Temeller

Öncelikle belirteyim ki şu an yazacaklarım giriş ve temel seviye lehimleme-manyetik değiştirme vs. bilgilerini içerir. Eğer bu işler için meraklıysanız ancak bir şey bilmiyorsanız, başlayacak yeri ve/veya gerekli malzemeleri bilmiyorsanız burası doğru adres. Umuyorum artık manyetik değiştirme işleri, gelecekte yazmayı planladığım çeşitli elektronik modifikasyonlar sizin için büyük sıkıntı ve masraf kapısı olmaktan çıkar. Ayrıca kurdun ensesinin neden kalın olduğunu da unutmamak lâzım…

Dikkat:İşin başında bazı noktaları belirleyelim. Eğer gitarınızın garantisi varsa, bu yazıda bahsedeceğim bazı fikirler, yöntemler ve alternatifler garantinizi yitirmenize yol açabilir. Ayrıca havya ile yapmaya kalkışacağınız işlerde gerekli hassasiyeti ve saygıyı göstermeyecek olursanız ciddi yaralanmalara, ev & işyeri kazalarına, yangınlara, gitarınızda veya gitarınızın elektronik komponentlerinde kalıcı hasarlara yol açabilirsiniz, bunu başlamadan önce adınız gibi bilin! Tüm bu işlerde tüm sorumluluk okurlara aittir ve Sound Dergisi veya şahsım sorumlu tutulamaz. Ayrıca bahsi geçecek modifikasyonlar çeşitli seviyelerde el becerisi gerektirebilir. Bunları nizâmi yapamayacağınızı veya hiç yapamayacağınızı düşünüyorsanız gerekli önlemleri mutlaka alın veya bırakın bileni yapsın. Ayrıca sakın “Bana bir şey olmaz”, “İki Dakkalık işim var, bir de gözlük mü takayım” gibi mantıklar ile hareket etmeyin ve koruyucu gözlük, eldiven, maske gibi koruyucuları daima kullanın!!

9/19/2011

Seymour Duncan'dan Yeni Bir İcat Daha: Blackouts Modular Preamp

Seymour Duncan bu sene epey ar-ge'ye zaman ayırmış anlaşılan. Liberator'dan sonra yepyeni ve ilginç bir cihazı daha beğeniye sundu; Blackouts Modular Preamp

Bu preamfi içeren özel volüm pot ile herhangi 4 kablolu bir manyetik, aktif manyetik, daha doğrusu Seymour Duncan Blackout halini alabiliyor, dahası Duncan'ın çok güzel yorumlar alan Blackout'ları ile aynı sounda sahip oluyor.

7/07/2011

Mehmet Barlo Özel Röportajı



Gitar ve manyetikler söz konusu olduğunda, TR’ de akla gelen ilk adamlardan birisisin. Ancak seni henüz tanımamış olanlar ve forumlardan aşina olsa bile yüzeysel anlamda bile tanımayanlar için kısaca kendinden bahseder misin, kimdir Dr.B, Doktor Barlo veya Stratomaster?

Müzikal başlangıç, İstanbul Tünel tarafındaki Avusturya Lisesi’nde başlıyor, 1986 yılında. Boğaziçi Üniversitesi’ne kadarki süreç tanıdık bir zaman dilimi. Üniversite yıllarındaki “eski” ve “rezil” bir taş odada yapılan ilk grup provalarımızı, hocam Ümit Yılmaz ile gitar dersleri takip etti ve müzik daha bir ciddiyet kazandı. 92-95 arasında İstanbul’da, Gitar Bar’dan Hayal Kahvesi’ne, Jazz Stop’tan (şimdiki Mojo) Kemancı’ya bar grubu maceraları ile geçti. O yıllarda slide gitar ile tanıştım. Yine de o zamanlar, yüksek çıkışlı “metalci”ekipmanlar ile sert takılmaca yıllarını oluşturuyordu. 1995 yılında British Council'dan burslu olarak London School of Economics'e Yüksek Lisans’a gittim. Orada  Norveçli, İngiliz, İskoç elemanlarla bir grup kurduk ve grupla İngiltere’ de çok çeşitli mekan ve barlarda canlı çalma imkanımız oldu. Ancak yüksek lisansın bitişi ile grup dağıldı. Akabinde yüksek ihtisas için University of Minnesota'ya gittim ve bir sakatlık nedeniyle 2000 yılına kadar gitara ara vermek zorunda kaldım. Bu süre zarfında amfi-manyetik-devreler gibi müzisyen elektroniği olayı başladı. Bu yıllar aynı zamanda Seymour Duncan için Beta Tester olarak çalışmaya başladığım yıllar oldu. 2003 sonunda Türkiye’ye geri döndük ve Sabancı Üniversitesi’ne hoca olduk. Bugünlerde “sadece ve sadece eğlenmek” felsefesi ile kurulmuş biri blues, biri de caz çalan iki grubum var...



Elektrik gitar çalmaya başlamana yol açan nedenler ve/veya kişiler hakkında biraz bilgi verir misin?

Cevap aslında çok basit. Led Zeppelin I (yani ilk) albümü, ve de içindeki Baby Am Gonna Leave You isimli şarkı.

Bundan önce çocukluğum, şu anda dönüp baktığımda anlıyorum ki, çok kaliteli müzikler dinleyerek geçmiş. Bunun için aileme özellikle her yurtdışı seyahati sonrasında bana The Beatles albümleri getiren babama teşekkür etmem şarttır. Help! albümünü en azından 7-8 yaşından beri dinlerim. Bunun yanında Cem Karaca’nın, Barış Manço’nun, Moğollar’ın yaptığı albümler ve de 45likleri ve LPleri 3-4 yaşından beri dinlerim ve de hala onları hala itina ile saklarım. Bundan dolayı şu anda da çok sevdiğim bu cins müzikler kafama kazınmış oldu.

Ama büyürken bir ara açıkçası bunu unutmuş oldum. 80lerin ortası ve de o yıllarda çok popüler olan müzikler (her ne kadar naçizane fikrime göre günümüzdekilere göre çok daha iyi olsalar da) daha ziyade bolca synthesizer barındırmakta idi. Güzel müzikler de olsa, açıkça konuşmak gerekirse, Led Zeppelin 1 plağının açılış şarkısı olan Good Times Bad Times’ı ilk kez dinlediğimdeki hissi bana hiç birisi veremedi. Sonradan teknik tabirinin power chord olduğunu öğrendiğim, o güçlü ve kesik müzik tarzı birden bana çok yakın hitap etti. Ardından çocukluğumda dinlediğim müziklerin aslında ne kadar güzel olduğunu bir bir görmeye başladım. Çok kez dinledikten sonra bu bahsettiğim albümde ikinci şarkı olan Baby Im Gonna Leave You ciddi anlamda beni gitara itti. Tüylerimin hala ürperdiği bir şarkıdır. İçindeki acı, kafa karışıklığı, ve de sonuna doğru gelen öfke, bana bu enstrümanın nelere vakıf olduğunu gösterdi, ve de gitara başlamış oldum. Devamında elbette Cream, Deep Purple, Allmann Brothers vs daha da beni bu işin içine çekti.

Gitara başladığın ilk yıllarda ve günümüzde seni hem müzikal hem de gitaristlik olarak etkileyen sanatçılardan bahseder misin?

4/04/2011

Seymour Duncan Özel Röportajı


Türkiye’den selamlar Bay Duncan, sizin gibi yaşayan bir efsane ile görüşebilmek gerçekten çok büyük bir zevk ve onur, öncelikle bunu söylemeliyim.

Röportaj için ben çok teşekkür ederim Barış. Umarım sorularını güzel yanıtlayabilirim.

Ona hiç şüphe yok. İnsanların çoğu sizi ilk olarak eski bir Fender Telecaster manyetiğini, bir pikap yardımıyla yeniden sararak bu işle başladığınızı ve daha sonraları ise efsanevi müzisyenler için harika manyetikler yaptığınızı biliyor. Sizi o kadar tanıyor. Peki bunun ötesinde nasıl bir adam var?

Pekala, manyetik yapmaya ve sarmaya 1960’ların ortalarına doğru Michigan, Kalamazoo’daki Gibson’dan Bay Les Paul’ün ve California’daki Fender firmasının yardımları ile başladım. Onlara sürekli olarak yazar, gitar modelleri ve manyetikleri hakkında tonla soru sorardım. Daha sonradan manyetiklerin nasıl yapıldıklarını görmek için epey manyetik söktüm ve üretim şekillerini gösteren çok sayıda çizim yaptım. 70 başlarında ise Fender’in Londra’daki bir merkezinde çalışmaya başladım. Bu süreçte Jeff Beck, Eric Clapton, Jimmy Page, David Gilmour, The Who, Robert Palmer, Supertramp, Golden Earring, Free, ve Thin Lizzy gibi grup ve gitaristler için çalıştım (Yazarın notu: Seymour’un verdiği listeye dikkat! Resmen Rock’n Roll Hall of Fame gibi :) )  Ayrıca S.Duncan Firması olarak da Slash, David Gilmour ve Eddie Van Halen gibi pek çok sanatçıya manyetikler yaptık ki bunların bazıları imzalı ürün oldu, kimi ise OEM model olarak çeşitli gitar firmaları için üretildi.



P.A.F. sınıfı manyetikler için son derece nadide, güçlü ve ayrıntıcı bir yaklaşıma sahipsiniz. Sizi P.A.F.lara bu kadar güçlü bir şekilde bağlayan şey nedir?

Ben Jeff Beck ve Eric Clapton gibi çok yenilikçi ve harikulade gitaristlerin zamanında büyüdüm. 60 ortalarında The Yardbirds, The Beatles ve Rolling Stones gibi grupların başlattığı “İngiliz İstilâsı” dönemindeki büyük blues gitaristleri beni çok cezp etmiştir. P.A.F. humbuckerlar takılı Les Paul’ler çalan Peter Green, Paul Kossof ve Jeff Beck gibi adamların soundları ise beni kendisine köle etmişti. Ayrıca Eric Clapton da, John Mayall’s Blues Breakers zamanlarında Les Paul (LP) kullanıyordu ve ben bu sanatçıların tonlarına çok büyük hayranlık besliyordum. Bu geleneksel P.A.F. tonunu kulağıma, bir ton standardı olarak aldım. Stratocaster ve Telecaster’ları bugün bile hâlâ çok seviyorum. Ancak LP sesleri için olay Seth E. Lover tarafından tasarlanan P.A.F. (Patent Applied For) humbucker manyetikleri idi. Yıllar boyunca Jeff Beck’in, Paul Kossof’un ve İngiliz “Chicken Shack” grubundan Stan Webb gibi bir çok ünlünün gitarlarını çaldım. Bu süreçte her birinin diğerinden biraz daha farklı olduğunu fark ettim ve manyetik araştırmalarına başlayıp birbirlerinden farklarını ortaya koyan çok detaylı notlar çıkardım.




Seri üretime sahip ürünlerinizi düşünürsek, medar-ı iftiharınız bunlardan hangisi olurdu?

Gurur kaynaklarım JB ve Jazz (sap) modellerimizdir. Bunlar 70 ortalarında, dostum Jeff Beck’in, George Martin (The Beatles) ile birlikte “Blow by Blow” albümünü kaydettikleri sırada tasarlandılar. Jeff’e “The Tele-Gib” dediğim ve iki adet yeniden sarımlı P.A.F. humbucker manyetik içeren bir telecaster yaptım. Manyetikler, harika bir blues gitaristi olan  Lonnie Mak’e, vaktiyle, ait olan eski bir Gibson Flying V’den çıkmaydı. Bu manyetikler eski bir dikiş makinesi kullanarak sardığım ilk “JB” ve “JM” manyetikleriydi.




Peki kendinizi bu işte ilk kez ne zaman başarılı hissettiniz ve “işte oldu, başardım!” dediniz?

3/19/2011

Elektrogitar Manyetiklerinde Temeller ve Uygulamalar

Bu yazı ilk olarak SOUND Dergisi, Haziran 2010 sayısında yayımlanmıştır.

Bu ay ile beraber birkaç ay boyunca özel bir yazı dizisine başlıyoruz. Konumuz “Elektrik Gitar Manyetikleri”. Bu sayıda size oldukça hafif bir girizgah hazırladım. Uzun gibi görünse bile bu konuda koca kitaplar yazılabileceğini de düşünürsek birkaç sayfanın sadece ilk adım olduğu sonucuna varabiliriz. Yine de yazılı yayımlar söz konusu olduğunda bugüne kadar yayımlanmış en kapsamlı elektrik gitar manyetikleri konulu makale olabilir,o da ayrı. Yaklaşık 3-4 yıldır üzerinde durduğum, mümkün mertebe kişisel tecrübe ve teknik/teorik bilgi edinmeye gayret ettiğim bir konu ayrıca manyetikler. Bu sayıdan sonra ise bazı büyük manyetik üstadları ile yaptığım özel röportajlara başlayacağım bir aksilik olmaz ise. Sürç-i Lisan ettiysek affola. Umuyorum bir faydası dokunur veya sevdiğiniz bir makale olur.

Elektrik Gitar Manyetikleri & Ana Formları

Bölüm 1 : Kısa Tarihçe ve Temeller

Gitarın elektriklendirilmesi sürecindeki milâd, o yıllardaki adı “Electro String” olan Rickenbecker’ın 1931 yılında “Kızartma Tavası” lâkaplı gitarı, ki bilinen ilk katı gövde elektrik gitar olarak bilinir, üzerinde bulunan ve tellerin ünitenin içinden geçtiği, manyetizasyon temelli ilk gitar manyetiği olarak kabul edilen tasarımı olarak göze çarpmaktadır. Günümüz manyetiklerinden yapı olarak biraz farklı olsa da, temelleri ortaya koyması açısından önemli bir gelişmedir. Zira bu manyetik belki de, bir anlamda, ilerleyen yıllarda doğrudan veya dolaylı olarak müziğin çehresinin değişiminde de rol oynayacaktır. Tasarım olarak manyetik akının taşındığı bölümler olan “pole pieces” bölümlerinin, günümüz manyetiklerinin tersine, mıknatısın altında kaldığı bir yapı gözlenmektedir (Şekil 1).

Popüler Yayınlar