ibanez etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ibanez etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5/31/2021

Bir Customizasyon Projesi: Shell Pink Ibanez RG

Shell Pink Ibanez RG

1,5-2 senedir yok pandemi, yok bebiş işleri filan derken çok yavaşça tamamlayıp anca fotoğraflayabildiğim yeni procemi paylaşmak istedim. Çok yaratıcı bir isim vererek "Şelpinkarci" dedim buna :)

Baya modifikasyon da var elbette. Öncelikle gitar, normal hayatına saten kırmızı bir RG olarak başlamıştı yıllar önce. Sonra sahıbı biizm Çizmeli Kedi'ye getirip acayip derecede modlatmıştı Ufuk'a. O hali bakın şu idi;

Yıllar sonra gitar bana geri geldi takasla. Ancak boyasında ciddi kırıklar vardı, renkler de biraz solmuştu. EMG adamı da olmadığımıza modifiye etmeye karar verdim.

7/02/2019

Humbucker Modifikasyonları: Ibanez V7 Mıknatıs Değişimi

Geçen hafta amerikadan gelen bir arkadaşımın eşi sayesinde birkaç mıknatısa sahip oldum. Böylelikle epeydir kafamda olan bir projeyi hayata geçirebildim.

Öncelikle son gitarımın manyetiklerinden hiç memnun değildim. Seymour Duncan Livewire Metal set vardı. Hani "ölümüne metal" hayat felsefem değil ve çok yönlü olabilen şeyleri seviyorum köprü için. Yoksa sert metal yapıyor olan için sapık bir set bu LW Metal. Ama o kaçınamadığınız kompresyon ve muazzam çıkış beni benden aldı ki ben çıkışı daha yüksek başka bir manyetik bilmiyorum. EMG'lerden filan bile, aklımda kaldığı kadarıyla, daha yüksek.

Elimde RG550'den çıkmaz bir V7 vardı. Eski üst RG'lerin sapında kullanılan bir manyetik. Yıllardır kullanılır ama kendi içinde dönemleri var bunların da. 9K ile 10K'nın az latında dolanıyorlar. Bendeki daha az sarımlı olan dönemden aslında ama benim ölçümüm 9,5K'nın az daha üzeriydi yanlış hatırlamıyorsam. Hafif mismatched bobinli idi hatta ama tekrar bakmam lazım, ezbere konuşup yanlış bilgi vermeyeyim. Bobindeki tellerin kapladığı hacmin dc direncine ilişkilendirerek bir tahminde bulunmam gerekirse AWG42 telle sarılmış derim. Mıknatıs olarak ince (normal alnico kalınlığı veya çok az daha incesi) seramik var.

6/11/2018

Elektrogitar Modifikasyonları III.Bölüm - King Bee Gitar Boyama Macerası

Elektrogitar Modifikasyonları III.Bölüm - King Bee ile Renklendir Hayatı
Sıkıcı Siyahtan Canlı Maviye

Yeni bir modifikasyon yazısıyla da beraberiz. Epeydir buraya bir şeyler yazamıyordum, çok da özlemişim. Kim okur, birileri okur mu bilemiyorum ama faydalı olabileceğine inandığım bir yazı oldu. ( https://www.instagram.com/professor_guitarism )
Öncelikle elektrogitar modifikasyonları hakkında daha önce yazdıklarımı burada toparlayacak olursam;

Öncelikle Ibanez gitarımın modeli RG870z. Başlangıçta tipik, sıkıcı siyah renkli bir RG idi. Manyetikleri şaşırtıcı şekilde güçsüz bir gitardı; sanıyorum buna özel bir şey zira İstanbul Zuhal UniQ'te çaldığım premiumlarda böyle bir şey dikkatimi çekmemişti. Hem zaten tonal olarak bir şeyler yapmaya niyetleniyor olmam, hem de şunun "sıkıcı siyah" rengini değiştirmek için bir arayışa girdim. Bu süreçte epeydir takip ettiğim Mete Arı (King Bee Gitar Boyama) ile bir muhabbetimiz oldu. Önceki işleri olsun, Eskişehir'e arada gelip gitmesi olsun, tanışınca bende bıraktığı intiba olsun onunla çalışmak istedim. Bana güven verdi doğrusu, ki şu an, her şeyin sonunda bakıyorum da, doğru adama güvenmişim. Neyse istediğim modifikasyonlar ve nedenleri şunlardı;

1) Renk: Siyah gitarlardan hoşlanmıyorum pek. Eğer bir gitar siyah olacaksa ona kontrast olacak bir şeylere sahip olmalı diye düşünürüm. Neon pembe, yeşil veya sarı, belki de kırmızı manyetikler ve pot başları mesela. Altın renkli parçalar mesela... Ama bu kez çok sevdiğim, klasik bir gitar rengi (belki de Fender rengi demeliyim) Daphne Blue'da karar kıldım. Bu arada telaffuz ve yazım kolaylığı için bundan sonra Defne Mavisi diyeceğim, haberiniz ola. Elbette ki tamamen albeni ile alakalı bir mod.

2) Son Dört Perdenin Oyulması: Tipik eski dönem Jem olayıdır, bilirsiniz. Son dört perdede tel bükmeyi epey kolaylaştıran bir unsur. Seviyorum bunu. Ama bu sefer kısmi yapalım diye kararlaştırdık.

3) Manyetikler: Yukarıda da bahsettiğim gibi tonu çok cılız geliyordu ki öyle olmaması lazımdı. Gitarın doğal tonu biraz tiz tarafta olduğundan köprüde Seymour Duncan Custom Custom (burada biraz bahsetmiştim bu manyetikten) tercih ettim. Sap için ise ikinci el bir Duncan Designed HB-101n edindim. Duncan '59 modelinin uzakdoğulu versiyonu diyelim. Benim gitara baya gitti, tabiri caizse. Ama koyu tonlu gitarda çamur yapar tahmin ediyorum. Ortadaki manyetiği değiştirmedim zira onu tek başına neredeyse hiç kullanmam. Ancak 2. ve 4. konumlar benim için çok önemlidir. Orada da muhteşem Strat ve Tele ara tonları-vari tonlar alabiliyorum. ÇOK memnunum. Nokta atışı yapmışım, övünmek gibi olmasın :)

Bu tür işlerde Zebra setleri kullanıyroum. Krem rengi bobinler üç single efekti yaratıyor ve bu da hoş bir şey bana göre. Sap manyetiği zebra değildi, Mete onu da halletti sağ olsun.

4) Elektronik Parçaları: Gitarın potlarını ve kapasitörlerini değiştirttim. Volüm için logaritmik CTS 500K'lık, Ton için ise elimde bulunan 500K'lık Alpha marka logaritmik çek/it (push/pull) pot seçtim. Elimde lineer çek/it pot yoktui olsaydı onu kullanabilirdim sanıyorum zira taper'ından memnun değilim. İlk değişecek şey o olacak. 

5) Pena Muhafazası: Normalde gitarda pena muhafazası yok. Ama ben şeffaf p.m.'larını ezelden beridir severim, bunda da olsun istedim, oldu. Güzel de oldu zannımca.

6) Krem renk pot başları.

Şimdi süreçlerden fotoğraflara geçelim; Önce sıfır anı ile başlayalım;

11/17/2016

Ibanez S Classic 420 Analizi ( ibanez Sc420 )

Ibanez SC420 



Ibanez’in bugünkü konumunu büyük ölçüde 80 orta/sonlarındaki atağına borçludur. O günlerden bugüne değin pek çok farklı model ve seri çıkardı. Bunların bazısı ikonik bir hal kazandı ve hala da üretilmeye, satılmaya devam ediyor. Sanıyorum Jem serisi buna en güzel örnektir. Elbette pazarda kendi yerini kazanamamış, satışları düşük kalmış veya yenilenmesi gerekmiş bu yüzden de zaman içinde üretimi durdurulmuş pek çok model de söz konusu. Bu grupta yer alan ve artık üretilmeyen öyle güzel modeller var ki satış tarafının doğru pazarlayamamış olmasından başka bir açıklaması yok.

 İşte bu grupta yer alan yıllardır üretimi olmayan SC, yani “S Classic”, serisi de bunların başında geliyor; Ibanez’in eksikliği en çok hissedilen modellerinden birisi olarak.

SC serisini tanımlamak için ikonik “S” serisini tasavvur etmek gerek. Kenarlarda çok ince, ortada hissettirmeden kalınca (orta bölümde tipik ibanez S’lerden daha kalındır) , oldukça hafif maun gövdesi ve genelde gülağacı tuşeli tek parça akçaağaçtan sapıyla zarif ve kibar bir gitardır. Zamanla bazı değişiklikler olsa da başlangıç böyledir. “S Classic” işte daha yırtıcı olan “S” formunun, belki biraz daha geleneksel ve biraz daha ton odaklı, biraz daha farklı bir pencereden gitar dünyasına bakan gitaristlere hitap edecek türdeki kuzeni diyebiliriz. Bildik “S”’den farklarını yazarak açalım;

1) Sap Profili: Eğer görece ince ama hepten de kağıt gibi, arkası düz gelen sap profillerinden hoşlanmıyorsanız bu sap profili tam size göre. Modeline özel bir form bu ve hakikatten yılan gibi.

9/27/2012

Fujigen Fabrikasından Kesitler

Adı epeyce çok yaygın bilinmezdi. Zaman içinde, forumlar yaygınlaştıkça, internet imkanları arttıkça adı daha da zikredilir oldu. Aslında epeydir varlığını sürdüren, 1960 yılında kurulan bir firma. Dünyanın en büyük gitar üreticilerinden hatta. Japonya'da 70'lerde yaşanan elektrogitar ve bas gitar talebini karşılamak adına kurulmuş pek çok firma için üretim yaptı; Ibanez, Greco, Orville by Gibson, Orville ve dahası. Zaman içinde, özellikle Ibanez ile beraber anılır oldu adları. Bunun yanında Japonya'da üretilen tüm Fender'ler de oradan çıkar ve "Fender Japan" firmasının kurucu ortaklarındandır. Eski Japon gitarlarına ilginiz varsa şuna ve şuna bir bakın derim. Ayrıca adı anılmadan geçilmemesi gereken bir firma da, adını verdikleri, FGN Guitars.


Aşağıdaki fotoğraflar Fujigen'in Omachi Fabrikasından görüntüler yansıtmaktadır.

 Omachi'de, gitar yapmak için güzel bir gün...

Stok Sahası (Dışarıdan) 

İç Stok Sahası. Cillop gibi ağaçlar işlenmeyi bekliyor.

8/09/2012

Ibanez'den yeni 25.yıl RG'leri


 Ibanez kısa süre önce yeni 25.yıl RG'lerini duyurdu.


MODEL: RG3XXV
Sap: 3 Parça Akça
Sap Tipi : Wizard III
Gövde : Ihlamur
Perdeler : Jumbo
Tuşe : Gülağacı
Inlay : Renkli Noktalar
Köprü : Edge Zero II bridge w/ZPS3Fe
Sap Mn: DiMarzio Air Norton-S
Köprü Mn: DiMarzio D Activator
Renkler: CA, LB




Özellikle bunu çok sevdim. Eskinin RG565'lerini anımsatan aletler.

12/26/2011

Manyetik Değiştirme ve Lehimlemede Temeller




Gitar fanatiklerinin yegâne mâbedi Gitarizm’e hoşgeldiniz.

Bu yazı ile elektronik modifikasyonlarına başlıyoruz. Artık manyetik değiştirmek için para dökmeye son :) Elektronikçi olmayan, iddiasız naçizane bendenizin hazırladığı bu makalecik umuyorum ki daha önce manyetik değiştirmemiş, eline havya almamış bir çok kişiye çok faydalı olacak. Ancak lütfen yazımın başında belirttiğim uyarı kısmına riâyet edin, abartmıyorum, dikkatsizliğin bedeli ağır olabilir. 

Türk gitar alemine bir katkımız olduysa affola!

Bu yazı Sound Dergisi Mayıs 2011 sayısındaki "Gitarizm" köşesinde yayımlanmıştır. Kaynak gösterilmeden ve izin alınmadan alıntılanması uygar dünya adına doğru değildir. Dahası yasal da değildir...

Lehimleme ve Manyetik Değiştirmede Temeller

Öncelikle belirteyim ki şu an yazacaklarım giriş ve temel seviye lehimleme-manyetik değiştirme vs. bilgilerini içerir. Eğer bu işler için meraklıysanız ancak bir şey bilmiyorsanız, başlayacak yeri ve/veya gerekli malzemeleri bilmiyorsanız burası doğru adres. Umuyorum artık manyetik değiştirme işleri, gelecekte yazmayı planladığım çeşitli elektronik modifikasyonlar sizin için büyük sıkıntı ve masraf kapısı olmaktan çıkar. Ayrıca kurdun ensesinin neden kalın olduğunu da unutmamak lâzım…

Dikkat:İşin başında bazı noktaları belirleyelim. Eğer gitarınızın garantisi varsa, bu yazıda bahsedeceğim bazı fikirler, yöntemler ve alternatifler garantinizi yitirmenize yol açabilir. Ayrıca havya ile yapmaya kalkışacağınız işlerde gerekli hassasiyeti ve saygıyı göstermeyecek olursanız ciddi yaralanmalara, ev & işyeri kazalarına, yangınlara, gitarınızda veya gitarınızın elektronik komponentlerinde kalıcı hasarlara yol açabilirsiniz, bunu başlamadan önce adınız gibi bilin! Tüm bu işlerde tüm sorumluluk okurlara aittir ve Sound Dergisi veya şahsım sorumlu tutulamaz. Ayrıca bahsi geçecek modifikasyonlar çeşitli seviyelerde el becerisi gerektirebilir. Bunları nizâmi yapamayacağınızı veya hiç yapamayacağınızı düşünüyorsanız gerekli önlemleri mutlaka alın veya bırakın bileni yapsın. Ayrıca sakın “Bana bir şey olmaz”, “İki Dakkalık işim var, bir de gözlük mü takayım” gibi mantıklar ile hareket etmeyin ve koruyucu gözlük, eldiven, maske gibi koruyucuları daima kullanın!!

12/21/2011

Ibanez S420 İncelemesi


Ibanez S420 İncelemesi
Gürkan Ildaş'ın yazısıyla...



2011 Mart ayında gitara geri dönüş denemesi olarak bir Ibanez S420 aldım. Oldukça uzun bir ara vermiştim bu yüzden büyük bir yatırım yapmak yerine kendimi deneyeceğim makul bir gitar aramaya başladım. Gitar çaldığım süre içerisinde hep Ibanez S serilerine özel bir sempatim olmuştur. Bu Ibanez’in o dönemki reklamlarında kullandığı isimlerden kaynaklanıyordu; Scott Henderson ve Frank Gambale...

9/08/2011

Uğur Darıveren Röportajı (2008)



Müzikal geçmişinden biraz bahsedelim istersen Uğur. Ne zaman ve ne şartlar altında, kimlerden etkilenerek gitar çalmaya başladın? Nasıl bir eğitim sürecin oldu, biraz bahset bakalım?

İlk gitarı elime aldığımda 13 yaşındaydım sanırım. Babamın bir arkadaşının gitarıydı. Gayet eski ve ilginç sesler çıkartan bir gitardı. Tahmin ettiğimden çok daha zor gelmişti çalması. İlk başlarda birilerinin yardımıyla ve kendi çabalarımla idare ettim. Daha sonradan ders alma ihtiyacı duyduğum noktada belli bir süre ders aldığım da oldu. Gitarist olarak ise Steve Vai, Frank Zappa, Joe Satriani, David Gilmour adları olmazsa olmazdı… Temellerde ise Iron Maiden ve Metallica var, herkes gibi :)

Son zamanlarda birkaç dikkat çekici gelişme oldu müzikal anlamda; birincisi Volume Dergisi’nden aldığın (Eylül 2007) “Virtüöz olma yolunda bir müzisyen” başlıklı yazı… Bu konuda neler söyleyeceksin?

8/29/2011

Joe Satriani Biyografisi 3. Bölüm




Şubat 1998' de taze Satriani mahsülü olan "Crystal Planet" albümünün ilk single' ı "Ceremony" raflara bir nur olarak düşer. Mark Frazer' ın (Metallica, G3, AC/DC) yapımcılığını yaptığı 8. Satch eseri olan "Crystal Planet" ise  mart ayında çıkar. O ay Satriani "G3:Live in Concert" albümündeki "Summer Song" ile bir kez daha Grammy'e aday olur. Albümde Stu Hamm, Jeff Campitelli, Eric Caudieux (ki Satriani ile ilk albümü budur), Eric Valentine, Rhodes Howe, Elk Thunder çalmışlardır.

Albüm Satriani albümleri arasında en güzel ve önemlilerinden birisidir. Kayıtların, tonların bir kristal berraklığında olması bir yana besteler yine ve yine mükemmeldir. Söz konusu Satriani ise bir sözümü sürekli söylerim; "Satriani albümlerinde fazladan yada gereksiz yere çalınmış bir nota dahi yoktur" diye. Bu albüm de, tam bu kategorideki bir baş yapıttır. "Ceremony" ve eşsiz "Love Thing" gitar müziği ile aktarılabilecek duyguların sel olduğu şarkılardır. "Lights of Heaven" da gerçekten cennetten bir ışık insana doğru parıldamaya başlar, "Rasberry Jam Delta-V" da insan kendini kaybeder, "Secret Prayer" da tekrar bulur. "Time" ise başlı başına ayrı bir konudur.

7/19/2011

Steve Blucher Özel Röportajı

Tarafımdan yapılan bu röportaj Ekim 2010 yılında Sound Dergisi, Gitarizm Köşesinde yayımlanmıştır. İzin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin alıntılanmaması uygar dünya adına rica olunur.


Merhaba Steve.

Merhaba Barış.

Seninle bu röportaj vesileyle tanışmak büyük bir onur. Seni tanıyanlarca Steve Vai, Joe Satriani ve John Petrucci gibi büyük shred gitaristlerinin manyetiklerini tasarlayan adam olarak biliniyorsun. Ancak bunun bilinirliği oldukça dar bir grup insanla sınırlı?

Adımın çok bilinmemesi veya duyurulmaması bilinçli bir hareket değil. Sadece öyle olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca DiMarzio’dan çıkan tüm manyetiklerden de sorumlu değilim. Bu tasarım, sarım gibi işlerin içinde Larry DiMarzio da dahil olmak üzere bir çok insan var. Onların da anmak lazım.

En güncel projelerinizden bahsedelim öncelikle. Şu an üzerinde uğraştığın proje eminim ki belli bir gizlilik derecesindedir ancak bize bazı şeyleri fısıldayabilir misin? Ne gibi haberler gelecek DiMarzio’dan?

Eğer bunu yaparsam sır olmaktan çıkar ki. Bu gibi şeyleri çok çık etmek, bazı gereksiz beklentiler yaratabiliyor veya yanlış yönlendirmelere de yol açabiliyor. Dolayısıyla sana söyleyebileceklerim sınırlı olacak. Şimdilik birkaç dünya çapında ün sahibi gitarist için yeni manyetikler tasarladığımızı söyleyebilirim. Duyurusu ise pazara girmeye hazır olduğunda yapılır.



Bu sene içinde en çok ses getiren ürünlerinizin başında Dream Theater gitaristi John Petrucci için ürettiğiniz LiquiFire ve CrunchLab manyetikleri geliyor. Bu manyetiklerin tasarım ve üretim aşaması nasıl geçti? Bazı ayrıntılar paylaşabilir misin?

5/17/2011

Ibanez Jem 77BFP İncelemesi

Jem77BFP


Ibanezin kısa bir süre üretilen, en nadide mücevherlerinden birisi de işte bu jem77bfp’dir. Ecnebilerin “Material Finish” dedikleri yöntemle, kumaş veya kağıt üzerine şeffaf cila uygulanması ile üretilmiş bir gitar bu. Evet doğru yazdım, gitarın deseni bir kağıt parçasından geliyor ki kağıdı az sökülmüş bir örneğin fotoları aşağıda mevcut, ibret ile bakınız. Çıkışı da ilk olarak Jem77FP ile olmuş bir şey jemgillerde. Steve Vai’in evinin perdeleri Steve’in isteği üzerine değerlendirilmiş ve ortaya jem77fp çıkmıştı. Bu da onun biraz daha farklı, “mavi” versiyonu ki ondan sebep bu modelin adı “Jem 77BFP; “Blue Floral Pattern”. Ancak üretim süresi jem77fp’den çok daha kısa olan bir model ne yazık ki, sadece dört yıl (1991 – 1994)…







Neyse gitarın temel özellikleri;

Gövde : Amerikan Ihlamuru
Sap : Tek parça Akçaağaç / Jem sapı (yıldız kesim)
Klavye : Akçaağaç / Mavi Sarmaşık Motifli
Köprü : Lo Pro Edge
Sap Mny : DiMarzio Paf Pro (Mavi)
Orta Mny : DiMarzio Jem Single (Mavi)
Köprü Mny : DiMarzio Paf Pro (Mavi)



Gitar karşıdan bakıldığında, artık eski sayılabilmesine rağmen albenisini çok yitirmeyen bir cihaz olduğunu belli ediyor. Eğer ibanezin o dönem ürettiği gitarlarla bir sorununuz yoksa bunu da seversiniz. Gitar, karşılaştırdığımda ibanez jpm 4’ten az biraz daha ağırcaydı, UV777BK ile denk gibiydi. Ancak yine de başka ağaçtan yapılma gitarlarla kıyasladığımda, neticede güzel bir ıhlamur seçildiğinden hafif olarak nitelendirilebilir…



Gitar, şeffaf bir pena muhafazasına sahip ki bu olayı çok seviyorum. Sadece onu değiştirerek  bile gitarı daha “yeni” gösterebilme imkanı sağlayan bir durum bu :) Benim çaldığım 91 üretimi bir jem 77bfp idi. Elbette ki Fujigen/JP çıkışlı bir model ve o yıllarda, ibanezlerin genelinde olduğu gibi AANJ (All Access Neck Joint) değil, oyuk bir sap/gövde bağlantı noktasına sahip. Bu hem bir avantaj, hem de bir dezavantaj. Tonal olarak avantaj zira daha fazla ağaç varlığı söz konusu ki Steve Vai ve Paul Gilbert gibi bir çok elemanın, kullandıkları bazı gitarlarda hala bunu tercih etmeleri biraz da ton ve ses uzaması avantajlarından. Dezavantajı ise son perdelere ulaşmak istendiğinde ortaya çıkıyor. Gerçi bu gitarın son 4 perdesi oyuk olduğu için (ki eski jemlerin en tipik ortak özelliklerinden birisidir bu) “ulaşım zorluğu” büyük ölçüde bertaraf edilmiş. Ancak yine de AANJ, son perdelerdeki kullanım kolaylığı açısından bir gömlek üstün.



Sap olarak, anımsadığım kadarıyla wizard’lardan az biraz daha kalınca bir sap profili var ve eğer doğru anımsıyorsam güncel Jem’lerden kalınlık olarak filan değil ama profil biçimi olarak biraz farklı gibiydi. Ayrıca ben Jem’lerin sap profillerini, şimdinin wizard II’lerine çok benzetirim, onu da belirteyim.



Inlay’ler gerçekten çok şık ki fotoğraflarda da görüyorsunuzdur. Zarif akçaağaç üzerine maviş maviş salınmış zarifçe. Cidden çok hoş. Ayrıca gövdenin görselini de mükemmelen tamamlayan bir yapısı var ve bu gitarı özellikle sahnede çalıyorsanız fark edilmemeniz zor, bu not da özellikle bay gitaristlere ;)


Neyse, sap boyutları ise aşağıdaki gibi:

Genişlik;
43mm – Üst eşikte
57mm – 24. perdede
Kalınlık;
19mm – İlk Perdede
21mm – 12.Perdede

Daha önce UV77MC yorumumda da belirttiğim üzere Floyd Rose türü köprüler içindeki en iyi köprüler olan, kilitli köprü çapalarına sahip lo-pro edge ile donatılmış olmasının her türlü avantajını yaşamak mümkün bu gitarla. Dalışlar ve kalkışlar sorun değil, akordunuz hala yerinde. Üstelik düşük profilli olduğu için Edge’lerde olduğu gibi elinizin bir yerlere takılması durumu da söz konusu değil.



Gitar bir jem olduğu için, jemlere özgü olan tüm ortak özellikler de mevcut. Örneğin gövdenin üzerindeki el oyuğu, ki yavurcası “Monkey Grip” ve köprüyü daha tiz seslere kadar gerebilmek için daha geniş ve derince açılmış olan, taraklı bir floyd rose köprü açıklığı olan aslan pençesi “Lion’s Claw”…



Peki bu gitar kimlere göre? Rock çalıyorsanız, sizi önden buyur edelim. Ama ön sıralar shred türü şeyleri çalanlara ait olmalı. Bol sololu şeyler sevenler, hard’n heavy çalanlar, füzyoncu takılanlar bu gitarda kendilerinden geçebilirler. Ha, grup adı ver, şarkı adı ver derseniz, Mr.Big – Green Tinted Sixtees Mind-vari bir ton almak, doğru amfi alternatifi ile birlikte, çok zor değil. Bir çok 80’ler hard rock, hair rock şarkısının, ki burada Winger, Loudness, David Lee Roth gibi müziklerden ve 90’lar virtüöz tınılarına ki burada da öncelikli olarak Steve Vai, Joe Satriani, Paul Gilbert, Andy Timmons, Blues Saraceno, Dave Uhrich gibi adamları kast ediyorum, ulaşabilmek mümkün.




5/12/2011

Ibanez RG2570 incelemesi


Bu yazıyı 2007 yılında gitarpedal.net forumları için kaleme almıştım, başta onu belirtmek isterim...

Ibanezin son 4-5 yıldır üretim hattında tuttuğu modellerden birisi de bu RG2570'ler. İlk üretime girdiklerinde;

Gövde: Ihlamur
Köprü: Edge Pro
Sap: 3 parça Wizard / aynalı köpekbalığıdişli inlayler
Manyetikler: Dimarzio IBZ

Özelliklerine sahipken, ertesi yıl yani 2005'te bazı değişiklikler oldu. Sap kafasının rengi, gövde rengi ile uyumluyken bu seneden itibaren kafa rengi siyaha döndürüldü. Sap da 3 parçadan 5 parçaya (akçaağaç/ceviz kombosu) çıkarıldı. Ayrıca liste fiyatı da arttı 2005'te, onu da dip not olarak belirteyim :) Bir ara mavi renkli gövdeye ve sap boyunca pearloid bindingli olanını da çıkarmışlardı.

2007'de ise bunun sarımtrak olanını çıkardılar. Eksikti ya kendileri... 2007'de görülen diğer yenilik ise "hayalet köpekbalığıdişi" şeklindeki inlayler oldu bir de.

Bu sene (2008) ise tüm RG3xxx ve RG2xxx'lerin başına gelen ve güzel bir hadise olan, yepisyeni ZPS3 yay sitemine sahip Edge Zero köprüleri olaya dahil oldu.

Bence tipik prestij RG'leri gibi kaliteli işçiliğe sahip ve oldukça rahat gitarlar. Eski orjinal wizardlara göre daha yuvarlak hatlı bir sap profiline sahipler ki artık bu tür sapları daha çok seviyorum, o sebeple bence hoş bir olay :)

Ses olarak gayet tatminkar gitarlar. Genel ibanezler gibi rock, heavy metal, hard rock, elektrik caz, fusion ve gitarist müziği türü şeyler için son derece ideal bir gitar. Dimarzio IBZ manyetikler de birçok kişi çok memnun olmasa bile, çok abartmayacak veya özelleşmiş bir sound peşinde koşmayanlar için hiç de kaçılacak şeyler değil bana göre. İşlerini çok iyi bir şekilde yapıyorlar.

Görünüm olarak pütürlü olarak tabir edebileceğim bir dokuya sahip. 99'da piyasaya çıkan Jem7DBK'da ilk kez görülen doku gibi. Ama onun doku tanecikleri biraz daha büyüktü. Burada daha ufak pütür taneleri var. Aslında hoş bir yapı ancak üzerinde atılan metalik boya çok zayıf ve gitarın en zayıf yönü bence bu. Üzerindeki finişin zayıflığı.

 Dayanıklılık bakımından cila yetersiz, bu bir. Diğer bir olumsuz nokta elektronik sistemi bence ki bu durum genel anlamda prestij serisi ibanezinin de en eksik yönü. Kötü değiller belki ama o kadar ahım şahım da değiller açıkçası. O kadar para verilen gitarlar, bence, daha iyi elektronik altyapıyı hak ediyorlar. Volüm potunu kullanırken sıkışıp kalan ve milim kıpırdamaz hale gelen bir RG2570'in potunu daha geçen gün değiştirdim, anlamışsınızdır demek istediğimi. Ancak potlar Alpha marka ve kapasitör de en ucuz dandirik seramik olanlardan değil, yani şikayetim sound açısından değil, ziyadesiyle dayanıklılık konusunda…


Şık, verzatil, sesi güzel, işçiliği çok iyi, akort kararlılığı yüksek, hafif, kaliteli ve zarif aletler. Ancak saydığım olumsuz yönler iyi düşünülmeli almadan önce...


4/30/2011

Joe Satriani Biyografisi 1.Bölüm



Müzisyenler vardır, uç seviyede enstrumanistliğe ulaşmışlardır. Gerçek birer Virtüözdürler. Ulaşabildikleri kitle de ziyadesi ile o çalgıyı çalanlardır. Müzisyenler vardır, ancak temel seviyede çalgı çalabilirler. Ancak ileri bestecilik yetenekleri ile geniş bir alanda tanınırlar. Hatta bunlar arasından bazıları o kadar iyi bestecilerdir ki o çalgıyı daha ileri seviyede çalanlara bile bir şeyleri yeniden öğretirler. Sadece çok az sayıdaki bazı müzisyenler ise bu iki değere birden aynı anda sahiptirler. İşte 1980'den sonra elektrikgitarın başına gelen en iyi şey olan Joe Satriani'yi kabaca böyle tanımlayarak işe başlayabiliriz. 13 kez Grammy’e aday olmuş, albümleri enstrumantal olmasına rağmen liste başarısı göstermiş, bunların ötesinde gitar nedir, nasıl çalınır başlıklarında tüm dünyaya ders vermiş bir abide o.



15 Temmuz 1956'da, Westbury/New York'da doğan Joe, 14 yaşında ilk kez eline gitarı alır ve macerasına girmiş olur. Bir sene sonra, 1971 yılında etrafındakilere gitar dersleri vermeye başlar ki, iyi bilindiği üzere en meşhur öğrencisi Steve VAI'dir. Röportajlarda VAI 'in ondan ilk ders almaya başladığı günü, elinde eski bir gitar ve bir paket tel ile nasıl tel takılacağını bile bilmeden derslere başlamasını, VAI' in ne kadar iyi bir öğrenci olduğunu, verdiği egzersizleri nasıl geliştirdiğini ve onları yepyeni, bir hale soktuktunu uzun uzun da anlatır(dı). Bununla birlikte öğrencileri VAI ile sınırlı kalmaz...1974 yılında iki modern caz ustasından dersler alır: Gitarist Billy Bauer ve kompozitör/piyanist Lennie Tristano. 4 yıl sonra ise, önündeki on yıl boyunca gitar eğitmenliği kariyeri yapacağı, Los Angeles' a taşınır. Metallica'dan Kırk Hammet, Counting Crows'dan David Bryson, Primus'dan Larry LaLonde, Charlie Hunter, Alex Skolnick, T-Ride'dan Jeff Tyson hep bu dönem dahilinde ondan eğitim almışlardır.

3/19/2011

Elektrik Gitar ve Bas Yapımında Yaygın Olarak Kullanılan Ağaçlar Bölüm 1 (in Turkish)

Herkese merhabalar. 

Hazırladığım ilk konu, üzerinde yıllardır geyiklerin döndürüldüğü (bir kısmı da oldukça “yazış” olan geyikler hem de…) bir konu; elektrik gitar/bas gövde ve sap ağaçlarını türleri, genel karakteristikleri, artıları – eksileri, getirdikleri ve götürdükleri ile kısaca ortaya koymaya çalışacağız. Başta vurgulamam gereken konulardan ilki ise gövde ağacı haricinde nihai tonaliteye etkiyen diğer ana etmenlerdir. Aşağıda başlayacak yazı dizimde bahsedeceğim konular gövde ağacının etkisi üzerinedir. Ancak literatürde halen tam olarak yer almasa bile, hem yakın çevremde (doğrudan ve dolaylı olarak) gözlemlediğim örnekler, hem de atölyede yaptığımız denemeler sonucunda sapın ve tuşenin (ağaç, birleştirme, kesim türü vs.ye de bağlı olmak üzere), nihai tonaliteye etkisinin, gövde ağacınınkinden çok daha baskın olduğunu belirtebilirim. Dolayısıyla tercih yaparken bunu da göze almakta mutlak fayda var. Ayrıca amfiden aldığınız ses konusunda sap ve gövde kadar büyük bir payda sahibi olan manyetik ve amfinin kendi karakteristiklerini de göz ardı etmemek gerekir ki bu yazı bu iki ana değişkenden de bağımsızdır. 


Ayrıca yazımı hazırlarken şu kaynakçalardan ciddi olarak yararlandım:

Guitar Player Repair Guide, 2.baskı - Dan Erlewine
Building Electric Guitars - Martin Koch
Guitars, Design, Production and Repair - Jim Donahue
U.S. Department of Agriculture Forest Service yayınları - January 1973-Sayı 219 - Edwin Kallio&Richard M.Godman
A Guitar Maker's Manual, 3.basım - Jim Williams
Make Your Own Electric Guitar&Bass - Dennis Waring&David Raymond
Guitar Builders FAQ - Bill Wyza
www.warmoth.com
www.wikipedia.com
www.jemsite.com
www.usacustoms.com
http://www.bothner.co.za/articles


Elektrik Gitar ve Bas Yapımında Yaygın Olarak Kullanılan Ağaçlar

Elektro/bas gitar seçiminin kritik aşamalarından birisini gövde ağacının seçimi/değerlendirilmesi oluşturur. Her ne kadar nihai tonaliteye olan etkisi, akustik çalgılarda olduğu kadar olmasa da, hedeflenen tonun eldesinde önem taşıyan bir konudur. Ancak bu konu sadece ağacın türüne bağlanması kesinlikle büyük bir hata olur. Şunu açıkça netleştirmek gereklidir ki ağaçlar, suni üretilmiş / fabrikasyon çıkışlı ürünler gibi değildirler, özellikleri aynı tür içinde bile ağaçtan ağaca değişir. Aynı türdeki her ağaç aynı büyüme şartları ile büyümez ve farklı büyüme/beslenme (toprak) koşulları çok farklı neticeler doğurur. Dahası aynı ağacın farklı bölgelerinden alınan örnekler bile eş olmayabilir. 

2011 Ibanezleri

Herkese merhabalar,

Öncelikle genel bir yorum yapayım; Fiyatları kesin bilmediğimden mutlak olarak onayamıyorum ancak daha önceki yıllarda belirttiğim öngörünün hala geçerli olduğunu görüyorum. Ibanez hala yükseğe oynuyor. Eğer liste fiyatlarını da görebilirsem bu iddiam garanti altına alınmış olacak (Evet liste fiyatlarını gördüm). 

En dikkati çeken gelişme yeni bir seriye merhaba demiş olmamız: Premium Serisi. Üretim yerlerini şu an bilmiyorum ama tahminim Çin veya Endonezya’dır. Yani ibanez artık low-end seriler, Premium ve prestige olmak üzere üç fiyat kategorisinde at koşturacak. Premium aslında mantıklı bir yaklaşım olmuş. Özellikle prestige serisinin artan fiyatları da göze alınırsa pazarda ucuzcu seriler ve prestyige’ler arasında hissedilir bir boşluk oluşmuştu ve Premium serisi sanıyorum tam da bu boşluk için üretilmiş bir seri. Şekil şemalleri gayet düzgün.



Bu konuda Ibanez Rules'dan Rich şunları belirtiyor;
http://www.ibanezrules.com/namm/2011/index.htm



PREMIUM
Now this ain't a story about a man named Jed. "Made by Ibanez Premium Factory - Operated by Prestige team of Fujigen and Hoshino. Located in Jawa Timur, Indonesia." This was taken directly from the promo sheets. On the back of the headstock -
"Proudly manufactured by Ibanez Premier Factory, Jawa Timur, Indonesia."
What exactly does this all mean?
Ibanez has partnered with Fujigen to purchase part of this factory in Jawa Timur!! Fujigen sent supervisors and staff to train the employees, several of whom have stayed to run the operation to the standards Fujigen and Ibanez set. And, they have set a high standard. I've ordered Indo guitars Special Order for customers and I've always thought they were a step above Korean, especially in the finishes used. The neck clear feels like MIJ, the body clear looks like MIJ, the MIK's just never were right to me, on several levels. My only complaint with the MII's has been some attention to detail, small blems that shouldn't be, etc. Well, hang on to yer britches.
American basswood, select rosewoods, maple neck bindings, thick headstock sandwiches, balled fret ends, tight tolerances, the new Edge Zero 2 trem [without the bathtub rout found behind the original EZ, more on this later], and a variety of 5 decent colors [OF ONE MODEL!!!] on nice quilty tops! Of course at this price point, the tops are decorative veneers, anything with a solid figured maple top would be MIJ and have a price point near triple. Otherwise, these have the goods. The guitars, were better than Prestige in many ways. You can also say that about the Chinese Artcore Customs, but, these are better than those too. Make no mistake, they are still Indo, but I could find little to complain about. There was a little brush over of shielding paint on the neck pickup rout on the orange one, rolling over onto the top just off the edge, again, this small attention to detail that I have no doubt should improve over time. The ends of the fret were already slightly exposed and needed to be shaved back, to me this translates into there's a bit too much water content in the wood when built, but I don't know when these were built. They could have been built as samples months ago, and it is Winter which is the time for shrinking necks. I shave alot of MIJ fretwork back this time of year. My last gripe would be the hardware. Of course it's not to the level of Prestige, but is still of good quality. The EZ2 is not a cousin to the EDG3 or Edge Pro 2, but more a brother to the Edge Zero. It is at heart, an EZ without the intonation bolt [or bathtub rout behind it] but, with differences. It does not use a single screwed on knife plate like the others but has individual pressed in knife edges like the entire Edge family. It also shares the same locking studs and anchors as the EZ [which I usually swap out for Lo Pro studs], but is not made in the same facility as the EZ. The EZ is finished to a higher degree, the EZ2 mold [especially noticeable on the saddle molds] is not as finely finished leaving a rougher less refined surface. It uses the ZR-V1.1 arm holder system that replaced the older cast [prone to braking] ZR1 holder which is not quite as nice as the EZ/ZR2 holder, but functions the same, and is available [unlike the EZ/ZR2 holder system Japan refuses to sell, even if you break it, you buy a new trem!]. My last complaint about it is the fine tuners have very little knurl on them making them tougher to grip to turn [one of my gripes about the EZ also], but either can be replaced with ZR fine tuners which are far superior in my opinion, and a relatively cheap upgrade!. All in all, it will function as it should, but the compromises cut cost enough to be profitable on the Premium line. These will be using nearly the same ZPS3 unit as the Prestige, the ZPS3Fe which I'm guessing refers to a less exotic metallurgy than the ZPS3 for in the Prestige.
To my knowledge this is the first manufacturing facility that Ibanez has actually owned [even in part], breaking from their tradition of contracting factories to produce their products, and stepping into the realm of ownership. With this commitment, I fully expect this to become a core segment of their business and this line should expand over time. I will be handling them. I shutter to think I'm actually going to be stocking Indo builds, but I was impressed enough with the goods to put my money where my blow hole is. That should speak volumes on it's own. Like the 1420/21's and 1451's [which also use several Indo parts to keep costs down] Premiums come in Gig Bags instead of cases.






Özellikle prestige ailesine baktığımızda gördüğümüz ilk yenilik titanyum çubuklarla takviye edilmiş saplar olarak göze çarpıyor. Bu gelenek yeni değil, ibanez seri üretimde J Custom hattında çok uzun yıllardan beridir bu titanyum destek çubuklarını, incecik wizard, super wizard sapları güçlendirmek için kullanmaktaydı. İşin güzel tarafı artık çok daha sık kullanmaya başladılar. İnce sap profillerine sahip gitarları sevenler için çok güzel bir haber, bu kesin. RG3XXX, RG2228 ve bazı Premium modellerinde mevcut bu artı. 



Edge Zero II Köprü

Bahsedilmesi elzem diğer bir konu ise floyd rose türevi köprülere yapılan modifikasyonlar ve yeni cicili köprü sistemi; Edge Zero II’ler. Edge III’ün Edge Zero ile çaprazlaması gibi duran bir köprü sistemi gibi görünmekte. Üstelik bazı modellerde edge zero II’ye ZPS3Fx sistemi de eşlik ediyor. Anlayana daha da güzel bir haber ise kilitli çapaların geri dönüşü. Üstelik tüm modellerde de (knife edge tipi olanlarda) standart olmuş. Ibanez 2003 yılında köprü sistemlerini değiştirdiğinde bu kilitli çapaları (stud lock) kaldırmıştı ki bence hatalı bir hamleydi. Kaldırma nedeni ise elinde ne olduğunu bilmeyen, kitapçığa bakmayı aklından bile geçirmeyen mal insanların, çapalar kilitli iken köprü yüksekliğini ayarlayacağız diye alyanla çapaları kanırtmaları ve kırmaları idi. Hatta bir dip not olsun ben bir çok lütiyenin de buna dikkat etmeden köprülere giriştiğine birkaç kez şahit oldum, eğer gitarınızda çapa kilitleri varsa ve bir lütiyeye emanet edecekseniz, mutlaka önceden belirtin derim. Edge Zero II’ye dönecek olursak görünüş cidden ibanezin düşük fiyatlı modellerdeki en iyi FR tipi köprü sistemi gibi görünüyor. İnceliklere dikkat edilmiş. Ibanez FR türevi köprülü süperstratların köprü sistemlerinde cidden çok büyük atılım içinde ki bence doğru tanıtılır ve iyi fiyatlarla tüketici karşısına çıkarsa meyvasız kalmaz bu gayret. Zira bu işe ibanez kadar sebatla girişen başka firma yok. Doğruya doğru, marka fanatikliği değil bu. Son 10-15 yılda kendini bu kadar geliştiren, inovasyona bu kadar yatırım yapan başka hiçbir marka olmadı. 

Gelelim Premium serisine; bu serinin nerede yapıldığını öğrenmeden kesin konuşmak istemiyorum ancak kısa vadede şunu belirteyim ki çok şık görünüyorlar. CAP-VM1, CAP-VM2 ve CAP-VM1s manyetikleri mevcut. Alniko mıknatıslı manyetikler. OFC diye bir şeyden de bahsediyor ama OFC’nin neyin kısaltması olduğunu bilmiyorum şu an. Premium serinin dikkat çeken önemli bir özelliği daha önce bu tür süperstratlarda sadece J-Custom’larda görülebilen özel el işçiliği ile yapılan perde çalışmasının, bu seride de yer alması. Bu gitarın Çin’de üretilmiş olma olasılığı üzerinde durmamın bir nedeni de bu. Zira bu mükemmel işçilik J-Custom haricinde Artcore serisinin üst modellerinde de bulunmaktaydı ve onlar Çin üretimi gitarlar. İddiamın dayanağım da bu hani. Yani ibanez Çin’de üretim yaptırdığı üreticinin Artcore gibi serilerdeki işlerini, fiyatlarını iyi bulmuş olacak ki böyle bir işe kalkışmış, eğer öyleyse iyi de etmiş. RG870QMS serisi, finişleri ile yakıyor ortalığı hani. Cidden öyle ESP’nin üst fiyat ranjındaki modellerini anımsattı bana bunlar. Wizard sap profili, ZPS3 köprü destek sistemi, titanyum takviye çubukları ve ıhlamur gövdeler ise diğer standartlar. Eğer işlev ve ton olarak da görünüşlerinin altında kalmazsa bu seri can yakar, söyleyeyim.

Prestige hattında uzun bahsetmeye değer özel bir model yok. Hemen hemen geçen yılın aynısı. Ancak RG3250MZ DY’nin sarısı tam DY (Desert Sun Yellow) değildi, bu sene daha bir uygun olmuş, üstelik kafa kısmı da gövdeyle aynı renge getirilmiş, ki bu şık olmuş. Yine DiMarzio Air Norton, Tone Zone ve True Velvet(s) manyetikler bulunmakta. RG3250MZ modelinin bir de mor renkli (FOB) renk koduna sahip bir model daha girmiş, çeşni olmuş. Bu arada bunlarda super wizard HP, az daha kalınca olan wizard hp ve ultra HP sap profilleri var, onu da belirtelim. RG1527 ise bu sene bir ibanez klasiği renge bürünmüş; siyah  şık olmuş bu, orası tamam ama siyah be usta… Ancak Edge Zero 7 (ZPS3fx’li) köprüsüyle daha da güzel artık. 

Standart seri RG’lerde ilk gözüme çarpan, önceki yıllarda sadece ABD iç pazarına çıkan dişbudak gövdeli modellerin Avrupa pazarı içinde de yer alması. Bence şık bir hareket olmuş ve şu bir çok kişinin sövdüğü (ki bazılarının tutarsızca) ıhlamur hakimiyetinin az biraz da olsa kırılması adına da iyi. Eğer dişbudaklar hafifse ne ala… Edge Zer II’ler de pek yakışmış ayrıca. Beni şaşırtan esas konu ise yeni bir sap profili ile karşılaşmak oldu; wizard III. İşin garibi wizard II, 7 telli türleri haricinde hiçbir modelde yok gibi. Ayrıca RGD için ayrı, RGA için ayrı, RG için ayrı sap özellikleri verilmiş katalogda ki ben bunu her birinin profillerinde farklılıklar var gibi algıladım. Deneyeceğiz bakalım…

RGD’ler ve RGA’ler prestij ve standart RG’lerde anlattığım hemen her şeyden nasibini almış durumdalar. RGA’ler de ufak bir iki modifikasyon var. Sap boynuzları, tıpkı Chris Broderick’in RGA’ine daha bir benzemiş, oyma yapısı açısından. Geçen senekine çok yakın ama yine de farklılar. RGA427Z’nin manyetiğini hiç sevmedim. Değiştirmek istersen tek alternatifin EMG. Gerçi Duncan Blackout’ların, EMG’lerle doğrudan değişebilecek şekilde olanlarını yaptı (millet emg’lerden kurtulsun diye) ama yine de alternatifin aktif. Bunu sevmedim. 6 telli modellerde belki daha farklı alternatifler olabilir ama 7 tellisi bundan nasiplenmemiş ki dedim ya, hoşlanmadım bundan. Bence bu bir eksi. Diğer bir eksi ise sabit köprülü RGA’lerin baştan beridir standart köprüsü olan Gibraltar Plus köprüye veda edilmesi. Gibraltar standarttan çok daha zarif bir köprü idi ve prestige hattında hiç sabit köprülü RGA kalmamış olmasından kaynaklanan bu durum da bence iyi olmamış…

ARZ serisinde ise sert metalcileri sevindirecek bir güzellik mevcut: 24 perdeli LP türevi bu gitarların üst modellerinde EMG81-60 manyetikleri dikkat çekiyor. ARZ yeni bir seri olsa da yeni bir seri muamelesi yapmıyorum. ART serisinin 24 perdelileri işte…

XP serisi edge III köprüleri hala barındıran yegane seri olma gururunu yaşıyorlar. 

Gelelim S serisine. Bu seneye özel ahım şahım bir yenilik yok aslına bakarsak. S5470Q WCB diye pembemsi bir model var prestige’lerde ki bence güzel bir model. Zaten geçen seneden beridir tüm S’ler 24 perde. 

SV ve SA’larda kayda değer bir değişiklik yok. Ki keşke SV’lere biraz daha kalınca bir sap koysalar. Bence gayet hoş aletler. 

JS’ler geçen sene ile notamo aynı. JS2400, Satriani’nin de gözbebeği son zamanlarda. 

Jem’lerde Jem77FP2 yeni model olarak kataloğa girmiş durumda. Ben sevmedim bu modelin desenini. Nerede orjinal 77FP’dekiler, nerede bu? Gerisi bildik jem/uv hattı. 

Imzalı modellerde beni sevindiren model, sevmediğim grup Korn’un gitaristi munky için üretilen oldu; APEX100 TFB diye bir model. Neden sevdim modeli? Öncelikle H-S konfigürasyonu bana sempatik geldi, dahası PAF7’den Blaze’e geçilmiş olması da gayet yerinde bir karar bence, kızılağaç gövdeli oluşu, 3 ton sunburst finişi, pena muhafazası filan da cabası. Kullanılan donanımın da “powdered cosmo black” luşu aleti daha da şık yapan bir detay. Powdered olunca daha satenimsi oluyor. 




MTM’lerin üst modellerinde aman aman bir değişim yok. Ancak alt modellerde Duncan’lara geçmesi iyi haber. Ancak modeller hakkında bir bilgim yok, standart Duncanlar değiller yalnız. 

Neyse benim İbanez 2011 Avrupa modelleri için önyorumlarım kabaca böyle. Ben beğendim açıkçası. 2011 modelleri benim için bir hayal kırıklığı olmadı, bilakis cidden çok şık modeller, kilitli çapaların dönüşü, yeni köprüler, köprülerde iyileştirmeler, titanyum destek çubukları, daha iyi manyetikler filan gibi gelişmeler mutluluk verici. Eğer Edge Zero 2 cidden iyi kullanıcı test sonuçları alırsa hakikatten şanına şan katacak ibanez ve düşük fiyatlı shred gitarları sınıfında liderliğini daha bir güçlü bir şekilde perçinleyecek. Zaman içinde öncelikle NAMM bildirimlerini okudukça ve TR’ye gelen modelleri denediçe daha fazla bilgi ve fikir sahibi olacağız.

Sevgiler,

B

Tarafımdan yazılmış olan bu içeriğin izin alınmaksızın ve/veya "TAM" kaynak gösterilmeksizin alıntılanması, kopyalanması durumunda yayımcı şirket gerekli her türlü yasal yaptırımlara başvurmaya yetkilidir.

Popüler Yayınlar