maun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
maun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11/17/2016

Ibanez S Classic 420 Analizi ( ibanez Sc420 )

Ibanez SC420 



Ibanez’in bugünkü konumunu büyük ölçüde 80 orta/sonlarındaki atağına borçludur. O günlerden bugüne değin pek çok farklı model ve seri çıkardı. Bunların bazısı ikonik bir hal kazandı ve hala da üretilmeye, satılmaya devam ediyor. Sanıyorum Jem serisi buna en güzel örnektir. Elbette pazarda kendi yerini kazanamamış, satışları düşük kalmış veya yenilenmesi gerekmiş bu yüzden de zaman içinde üretimi durdurulmuş pek çok model de söz konusu. Bu grupta yer alan ve artık üretilmeyen öyle güzel modeller var ki satış tarafının doğru pazarlayamamış olmasından başka bir açıklaması yok.

 İşte bu grupta yer alan yıllardır üretimi olmayan SC, yani “S Classic”, serisi de bunların başında geliyor; Ibanez’in eksikliği en çok hissedilen modellerinden birisi olarak.

SC serisini tanımlamak için ikonik “S” serisini tasavvur etmek gerek. Kenarlarda çok ince, ortada hissettirmeden kalınca (orta bölümde tipik ibanez S’lerden daha kalındır) , oldukça hafif maun gövdesi ve genelde gülağacı tuşeli tek parça akçaağaçtan sapıyla zarif ve kibar bir gitardır. Zamanla bazı değişiklikler olsa da başlangıç böyledir. “S Classic” işte daha yırtıcı olan “S” formunun, belki biraz daha geleneksel ve biraz daha ton odaklı, biraz daha farklı bir pencereden gitar dünyasına bakan gitaristlere hitap edecek türdeki kuzeni diyebiliriz. Bildik “S”’den farklarını yazarak açalım;

1) Sap Profili: Eğer görece ince ama hepten de kağıt gibi, arkası düz gelen sap profillerinden hoşlanmıyorsanız bu sap profili tam size göre. Modeline özel bir form bu ve hakikatten yılan gibi.

12/21/2013

PRS Marty Friedman İmzalı Modelini Duyurdu


Uzun süredir PRS kullandığını gördüğümüz Marty Friedman'ın yeni imzalı gitarı pazarda kendine yer arayacak. 2014 yılında bayilerde görücüye çıkacak olan "singlecut" gitar Kore'de üretilen ve düşük fiyatlı SE serisine dahil. 

Teknik özellikler olarak;

10/15/2012

GJ2 Arete 4 Star İncelemesi

GJ2 Arete 4 Star İncelemesi


80’ler, gitar dünyası için büyük atılım ve yenilik yıllarıydı. O zamanlara kadar kullanılmayan çeşitli ağaçların ilk kez kendilerine yer bulmaları, yepyeni tremolo ünitelerinin pazarda görücüye çıkması, cicili bicili renklere, grafiklere sahip gitarlar, incelen saplar, jumbo perdeler, daha farklı manyetikler... O yılların katkısı yadsınamaz kahramanları arasında Wayne Charvel ile birlikte adı ilk zikredilenlerden birisi, kuşkusuz, Grover Jackson. Babasından aldığı borç para ve “Eğer bu işi batırırsan, bir daha eve gelme” tavsiyesi ile Charvel’i satın alarak (10 Kasım 1978) öncelikle Charvel’e, akabinde, 1980 yılında, radikal bir gitar tasarımına Charvel markası basarak risk almamak için kendi adını koyduğu Jackson firmasına can oldu. O radikal gitarı isteyen müşterinin adı Randy Rhoads’du ve işin ilginci onunla yapılan çalışmalar, ki ne yazık ki çok da kısa sürmüştür, gitar dünyasının sert tarafının en ikonik gitarlarından bazılarına vesile oldu. Ancak ilerleyen yıllarda Charvel/Jackson firmasını büyütebilmek için IMC adlı Teksas’lı bir yatırımcı firmayı ortak etti, daha sonraları firmanın söz sahipliğinin artması ve IMC’nin “daha da fazla kâr” prensibi ile üretim kalitesindeki düşüş ile 80 sonlarındaki büyük fabrikanın (ki dönemin en büyük üretim merkezlerinden birisiydi. Sadece manyetik üretimi için 28 kişi çalışıyordu) %80’inin işten çıkarılma kararı onda böyle devam etmeme kararı aldırdı ve Wayne Charvel’den firmayı satın alışının 10.yılında o da hisselerini devretti. Daha sonraları Washburn gibi çeşitli firmalarla da çalıştı ve en önemlisi 80’lerdeki “icracı gitaristler için basit, düzgün ve kaliteli gitar” felsefesini, bir kez daha kendi firmasıyla geri döndürdü; GJ2. Bu firma bünyesinde antik Yunancada “Her şeydeki mükemmellik” anlamına gelen “Arete” adlı modeli, ana model olarak oluşturulmuş ve Arete’nin kendi içinde 3 ana modeli var; Arete 3 Star, Arete 4 Star, ki az sonra detaylarına gireceğimiz model bu, ve Arete 5 Star.


Öncelikle katalog bilgilerine bakalım;

8/13/2012

Ian Anderson (IA Guitars) Özel Röportajı (2011)



Merhabalar Ian. Sound Dergisi Gitarizm Köşesine hoş geldin. Aslında tam bir klişedir ama sormak zorundayım :) Öncelikle seni tanıyarak başlayalım mı?

Merhaba Barış. Çok teşekkürler. Bu röportaj benim için de bir zevk. Türkiye’den birçok arkadaşım var ve Türkiye’deki müzikseverlere kendimi tanıtabilme imkanı verdiğin için de ayrıca teşekkürler. Öncelikle ve en önemlisi ben bir müzik hayranıyım. 70 ve 80’lerin klasik rock müziğini, Led Zeppelin, Hendrix, Cream, AC/DC ve biraz da Van Halen, Malmsteen, Randy Roads gibi adamları… dinleyerek büyüdüm. Daha sonraları ise bu müziklerle bluesu keşfettim. Bu işe yol açan şey ise bir arkadaşımın beni Stevie Ray Vaughan konserine götürmesi oldu. 1984 filandı. İlk sıradaki yerimi aldım ve sonrasında hayatım tamamıyla değişti. SRV’den de John Mayall&The Bluesbreakers ve Robert Johnson’lara ulaştım. Oradan da alternatif, caz, klasik metal ve içinde gitar olan hemen her şeye…

Adamımız bu işte!

Peki gitar yapımcısı olmanın arkasındaki hikaye nasıldır?

Gitar çalmaya başladığımdan beridir gitar tamiri yapıyorum denebilir. 14 yaşında para biriktirerek ilk gitarımı aldım. Van Halen’ın gitarından esinlenerek yapılmış bir Kramer idi. Alıp hemen eve koştum ve dakikalarca hayran hayran izledim. Gözüme çok basit bir makine gibi göründü ve bunun gibi bir şey yapmanın, onu çalmaktan daha kolay olacağını düşündüm. Böylelikle neyin nasıl çalıştığını görmek için onu söktüm. Düzgünce geri topladıktan sonra nasıl çalacağımı öğrenmeye de başladım. Arkadaşlarımın ve çevremdeki bazı kişilerin gitarlarını tamir etmek, modlamak ve gitar parçaları yapmakla geçen birkaç yılın ardından, yaptığım bir gitarı boyatmak için birisini ararken Scott Lentz ile tanıştım. Maun gövdeli, lacewood kapaklı, floyd rose’lu solak bir strat gövdesiydi. 90 başları filandı. Ona bir sonraki projem için bir sap yaptırmak istediğimi söyledim, ancak o “kendin halledebilirsin” dedi.  İşte o an gerçek bir dönüm noktasıydı. Sonrasında yaklaşık altı veya sekiz yıl boyunca strat ve Les Paul türü cihazlar yaptım. O daima büyük bir esin kaynağı ve yardımcıydı. O günlerde tüm gitarlarımın boya işlerini o yapardı. Ta ki bir gün “kendi gitarlarını kendin boya” diyene kadar :)

2/02/2012

Gibson Les Paul Gitarların Ses ve Titreşim Karakteristikleri





Les Paul Gitarların Ses ve Titreşim Karakteristikleri

Gitaristler tarafından benimsendiği üzere Sunburst Les Paul gitarlar kendilerine özgü bir tona sahiptir. İstendiğinde yumuşak bir ton verebilir, istendiğinde ise kızgınca kükreyebilir. En önemli özelliği ise çalan gitaristin duygularına cevap verme yeteneğidir. 

“Sunburst” Les Paul tonu iki ana bileşeni ile tanımlanabilir. İlki “Çift ton” olarak tanımlanır ve bu terim notaların belirgin bir şekilde duyulan üst harmoniklerini tanımlar. Böylece her nota sanki çift katmanlı gibi duyulur. İkincisi ise “sustain”’dir. Genel olarak “sustain” ve ton ayrı ve ilişkisiz olgular olarak ele alınmıştır. Gerçek şudur ki, birbirleriyle çok yakından ilişkilidirler ve ayrılamazlar. 

“Sunburst” Les Paul gitarlar elektrik gitarların stradivarius’u olarak tanımlanırlar. Gitarın tonu sadece manyetikler ile değil birbirlerini etkileyen bileşenlerin oluşturduğu tüm gitar yapısı tarafından oluşturulur

1. Katı gövdeli gitarların ton yapısı

Akustik gitarlarda, tel titreşimleri gitarın üst ses kapağını titreştirir. Üst kapağın titreşimleri ise gövde içindeki ve dışındaki havayı hareket ettirerek basınç değişimleri yaratır ve kulağımız tarafından algılanacak ses yaratılmış olur. 

Bu ses yaratım sürecinde gitarın üst ses kapağının malzemesi, malzemenin fiziksel dağılımı ( ağaç liflerinin dağılımı vb.) ve kalınlığı gibi değişkenler gitarın ses çıkışı ve karakteri üzerinde önemli rol oynarlar. 

Elektrik gitarlar gibi katı gövdeli gitarların ses yaratım süreci akustik gitarlardan farklıdır.

Katı gövdeli gitarlarda tellerin titreşimleri ve bu tel titreşimleri ile gövde ve sap sisteminin etkileşimli olarak beraber hareket ettiği dinamik sistem sesi oluşturur. Akustik gitarlardan farklı olarak katı gövdeli gitarlar kapalı hava sistemi ve ince ses kapağı yerine kalın ve dolu bir gövdeye sahip oldukları için etrafındaki havayı yeteri kadar hareket ettiremez ve ses seviyesi daha az olur. 

Elektrik gitarlarda asıl ses, tel titreşimlerini hisseden manyetik denen alıcıların oluşan sinyali amfi ve hoparlörlere ulaştırması ile elde edilir.

Dolayısı ile katı gövdeli elektrik gitarların oluşturdukları ses ikiye ayrılabilir. Bunlar;

12/21/2011

Ibanez S420 İncelemesi


Ibanez S420 İncelemesi
Gürkan Ildaş'ın yazısıyla...



2011 Mart ayında gitara geri dönüş denemesi olarak bir Ibanez S420 aldım. Oldukça uzun bir ara vermiştim bu yüzden büyük bir yatırım yapmak yerine kendimi deneyeceğim makul bir gitar aramaya başladım. Gitar çaldığım süre içerisinde hep Ibanez S serilerine özel bir sempatim olmuştur. Bu Ibanez’in o dönemki reklamlarında kullandığı isimlerden kaynaklanıyordu; Scott Henderson ve Frank Gambale...

11/15/2011

Heritage H-535 İncelemesi


Heritage H-535 İncelemesi



Heritage firmasının hikâyesini daha önceki sayılarımızda yer alan H-150 incelemesinde editörümüz Cem anlatmıştı ki buradan‘dan da ulaşabilirsiniz,  Kaçıranlar veya bilmeyenlere özet geçecek olursak hikâye Orville Gibson’ın 1890’larda Kalamazoo’da bir ahşap enstruman üreten bir işletme açmasına kadar gider. 1944’te firma “Chicago Musical Instruments” adlı başka bir firmaya satılır ancak Gibson ismi marka olarak devam eder. Zaman içinde çeşit çeşit kaliteli akustikler, yarı akustikler ve katı gövde elektrik gitarlar üretilir… 1968 yılında ise Gibson’da, “Norlin” dönemi başlar. 1984 yılında ise yönetim düşük satışları sebep göstererek Kalamazoo’daki tesisleri, geride onlarca çalışanla birlikte kapatır. Böylelikle Gibson için kökü 1890’lara kadar giden Kalamazoo dönemi kapanmış olur, lâkin o küllerden yepyeni oluşum meydana gelir.

3/19/2011

Elektrik Gitar ve Bas Yapımında Yaygın Olarak Kullanılan Ağaçlar Bölüm 2 (In Turkish)

Elektrik Gitar ve Bas Yapımında Yaygın Olarak Kullanılan Ağaçlar (2.Bölüm)


Maun [Mahogany – sıklıkla Swietenia, Khaya ve Entandrophragma türleri. Örneğin Khaya Ivorensis (Afrika Maunu) ve Swietenia Macrophylla (Honduras Maunu gibi)]: Üç kelime; Gibson Les Paul! Tipik bir Les Paul nasıl karakterize edilebilir? Sıcak ve yumuşak tonlar, sonsuz ses uzaması (sustain), hayvan cesedi misali bel büken bir ağırlık, şeffaf veya yarı şeffaf modellerinde her taraftan, altın rengi üst kapak olanlarda (goldtop) sadece arka tarafta görülebilen şahane damar yapısı ve artık biraz da fiyat… İşte tüm bu özellikleri belirleyen (Dikkat: Skala uzunluğu, sap ve gövde kalınlığı, tuşe ağacı, köprü ve üst eşik gibi önemli diğer faktörler göz ardı edilmemeli!) ana etmenlerin başında maun gövde ve sap yatmakta…


Gitar dünyasının, bence, en güzel ağaçlarından birisidir ve kendi adıma üzerinde alevli veya yanardönerli bir Akçaağaç kapakla servis edilirse tadından yenmez Günümüzde gitar gövdesi olarak yaygın ölçekli kullanılan çeşitli maun türleri mevcuttur. Bunların en meşhuru Honduras Maunudur. Eskiden Honduras maunu çok aşırı bir şekilde kullanılırdı. Eski Les Paul’lerin, sanıyorum, tamamı Honduras bölgesinden nasiplenmiştir hatta. Şu an ise CITES tarafından koruma altında bir ağaç türü olduğu, yani soyu tükenme tehlikesi söz konusu olduğu için bulunması zor, en azından amerika kıtası haricinde durum bu ve bulunduğunda da fiyatlar katlana katlana çıkıyor karşımıza. Hele bir de iyi koşullarda yıllanmış filansa hiç sormayın. O sebeple karşınıza çıkacak 1000-2000 dolar aralığındaki bir gitarın Honduras olma ihtimali göreceli olarak düşük, onu belirteyim. Piyasada en sıklıkla dönen modellerde sıklıkla rastlanan türler genelde Khaya Ivorensis yani Afrika Maunudur veya sapeli maunudur. O da güzeldir, o da candır. Honduras biraz daha hafiftir ki en büyük avantajlarından birisi de bu.


Popüler Yayınlar