shred etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
shred etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6/11/2018

Elektrogitar Modifikasyonları III.Bölüm - King Bee Gitar Boyama Macerası

Elektrogitar Modifikasyonları III.Bölüm - King Bee ile Renklendir Hayatı
Sıkıcı Siyahtan Canlı Maviye

Yeni bir modifikasyon yazısıyla da beraberiz. Epeydir buraya bir şeyler yazamıyordum, çok da özlemişim. Kim okur, birileri okur mu bilemiyorum ama faydalı olabileceğine inandığım bir yazı oldu. ( https://www.instagram.com/professor_guitarism )
Öncelikle elektrogitar modifikasyonları hakkında daha önce yazdıklarımı burada toparlayacak olursam;

Öncelikle Ibanez gitarımın modeli RG870z. Başlangıçta tipik, sıkıcı siyah renkli bir RG idi. Manyetikleri şaşırtıcı şekilde güçsüz bir gitardı; sanıyorum buna özel bir şey zira İstanbul Zuhal UniQ'te çaldığım premiumlarda böyle bir şey dikkatimi çekmemişti. Hem zaten tonal olarak bir şeyler yapmaya niyetleniyor olmam, hem de şunun "sıkıcı siyah" rengini değiştirmek için bir arayışa girdim. Bu süreçte epeydir takip ettiğim Mete Arı (King Bee Gitar Boyama) ile bir muhabbetimiz oldu. Önceki işleri olsun, Eskişehir'e arada gelip gitmesi olsun, tanışınca bende bıraktığı intiba olsun onunla çalışmak istedim. Bana güven verdi doğrusu, ki şu an, her şeyin sonunda bakıyorum da, doğru adama güvenmişim. Neyse istediğim modifikasyonlar ve nedenleri şunlardı;

1) Renk: Siyah gitarlardan hoşlanmıyorum pek. Eğer bir gitar siyah olacaksa ona kontrast olacak bir şeylere sahip olmalı diye düşünürüm. Neon pembe, yeşil veya sarı, belki de kırmızı manyetikler ve pot başları mesela. Altın renkli parçalar mesela... Ama bu kez çok sevdiğim, klasik bir gitar rengi (belki de Fender rengi demeliyim) Daphne Blue'da karar kıldım. Bu arada telaffuz ve yazım kolaylığı için bundan sonra Defne Mavisi diyeceğim, haberiniz ola. Elbette ki tamamen albeni ile alakalı bir mod.

2) Son Dört Perdenin Oyulması: Tipik eski dönem Jem olayıdır, bilirsiniz. Son dört perdede tel bükmeyi epey kolaylaştıran bir unsur. Seviyorum bunu. Ama bu sefer kısmi yapalım diye kararlaştırdık.

3) Manyetikler: Yukarıda da bahsettiğim gibi tonu çok cılız geliyordu ki öyle olmaması lazımdı. Gitarın doğal tonu biraz tiz tarafta olduğundan köprüde Seymour Duncan Custom Custom (burada biraz bahsetmiştim bu manyetikten) tercih ettim. Sap için ise ikinci el bir Duncan Designed HB-101n edindim. Duncan '59 modelinin uzakdoğulu versiyonu diyelim. Benim gitara baya gitti, tabiri caizse. Ama koyu tonlu gitarda çamur yapar tahmin ediyorum. Ortadaki manyetiği değiştirmedim zira onu tek başına neredeyse hiç kullanmam. Ancak 2. ve 4. konumlar benim için çok önemlidir. Orada da muhteşem Strat ve Tele ara tonları-vari tonlar alabiliyorum. ÇOK memnunum. Nokta atışı yapmışım, övünmek gibi olmasın :)

Bu tür işlerde Zebra setleri kullanıyroum. Krem rengi bobinler üç single efekti yaratıyor ve bu da hoş bir şey bana göre. Sap manyetiği zebra değildi, Mete onu da halletti sağ olsun.

4) Elektronik Parçaları: Gitarın potlarını ve kapasitörlerini değiştirttim. Volüm için logaritmik CTS 500K'lık, Ton için ise elimde bulunan 500K'lık Alpha marka logaritmik çek/it (push/pull) pot seçtim. Elimde lineer çek/it pot yoktui olsaydı onu kullanabilirdim sanıyorum zira taper'ından memnun değilim. İlk değişecek şey o olacak. 

5) Pena Muhafazası: Normalde gitarda pena muhafazası yok. Ama ben şeffaf p.m.'larını ezelden beridir severim, bunda da olsun istedim, oldu. Güzel de oldu zannımca.

6) Krem renk pot başları.

Şimdi süreçlerden fotoğraflara geçelim; Önce sıfır anı ile başlayalım;

11/17/2016

Ibanez S Classic 420 Analizi ( ibanez Sc420 )

Ibanez SC420 



Ibanez’in bugünkü konumunu büyük ölçüde 80 orta/sonlarındaki atağına borçludur. O günlerden bugüne değin pek çok farklı model ve seri çıkardı. Bunların bazısı ikonik bir hal kazandı ve hala da üretilmeye, satılmaya devam ediyor. Sanıyorum Jem serisi buna en güzel örnektir. Elbette pazarda kendi yerini kazanamamış, satışları düşük kalmış veya yenilenmesi gerekmiş bu yüzden de zaman içinde üretimi durdurulmuş pek çok model de söz konusu. Bu grupta yer alan ve artık üretilmeyen öyle güzel modeller var ki satış tarafının doğru pazarlayamamış olmasından başka bir açıklaması yok.

 İşte bu grupta yer alan yıllardır üretimi olmayan SC, yani “S Classic”, serisi de bunların başında geliyor; Ibanez’in eksikliği en çok hissedilen modellerinden birisi olarak.

SC serisini tanımlamak için ikonik “S” serisini tasavvur etmek gerek. Kenarlarda çok ince, ortada hissettirmeden kalınca (orta bölümde tipik ibanez S’lerden daha kalındır) , oldukça hafif maun gövdesi ve genelde gülağacı tuşeli tek parça akçaağaçtan sapıyla zarif ve kibar bir gitardır. Zamanla bazı değişiklikler olsa da başlangıç böyledir. “S Classic” işte daha yırtıcı olan “S” formunun, belki biraz daha geleneksel ve biraz daha ton odaklı, biraz daha farklı bir pencereden gitar dünyasına bakan gitaristlere hitap edecek türdeki kuzeni diyebiliriz. Bildik “S”’den farklarını yazarak açalım;

1) Sap Profili: Eğer görece ince ama hepten de kağıt gibi, arkası düz gelen sap profillerinden hoşlanmıyorsanız bu sap profili tam size göre. Modeline özel bir form bu ve hakikatten yılan gibi.

Popüler Yayınlar