gitarizm köşesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gitarizm köşesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1/04/2013

SOUND Ocak 2013'te GİTARİZM


GİTARİZM – Ocak 2013

Yeni yılın ilk kertesinden merhabalar.


Bu ay sizlere, ülkemizin en önemli gitar yapımcılarından birisi ile beraberiz. Bu onunla ikinci röportajım oldu (onunla üç yıl önce yapmış olduğum röportajı okumak için tıklayın). Ancak öncekinin teması ile bu farklı olduğundan okuyacaklarınız tamamen farklı, onu baştan söyleyeyim. Fatih Yılmaz, Nova Custom Guitars projesi ile sizlerle…




Bu arada Charvel Türkiye bayisi Tune-L Müzik harika bir hediye veriyor; Charvel Desolution DS-1, birkaç ay evvel incelemesini yazdığım (okumak için burayı tıklayın) ve epey beğendiğim gitarın daha da üst versiyonu. Sakın atlamayın, yeni yılda yepyeni bir Charvel’iniz olsun. Detaylar burada!

Bu ayki teşekkür listemin başında Sezen ve Gül Kutlu var. Sayelerinde yeni bilgisayarımdan yazabiliyorum yazımı. Ayrıca Ertuğrul Yılmaz ve Yusuf Baş’a, Gerard Melancon’a, Sean Davidson’a, Tune-L Müzik’in şövalyeleri Ali Sungurlu ve Faruk Kavi’ye, röportaj için ülküdaşım Fatih Yılmaz’a, son olarak ise Ayşenur Ulupınar’a ve aileme teşekkürlerimi sunarım. Siz olmasanız bir şeyler eksik olurdu...

Türk Gitar Alemine Bir Katkımız Olduysa Affola!

Gitarizm’e http://www.facebook.com/gitarizmtr adreslerinden de ulaşabilirsiniz.



Barış Ş.                                                                                                                                19.12.2012                                         

10/09/2011

Fender Masterbuilder Yuriy Shiskov Özel Röportajı (2010)


FENDER’DEKİ RUS RÜZGARI:Yuriy Shishkov



Merhabalar Sayın Shishkov. Sizinle böyle bir röportaj için bir araya gelmek büyük bir onur. Şu an Gitarizm Köşesindeyiz. Öncelikle, hakkınızdaki bazı genel sorularımla başlamak istiyorum. Bize biraz kendinizden ve gitara, gitar yapımına ve Fender ile olan bağınızın başlangıcından bahsedebilir misiniz?

Her şey Sovyetler Birliğinde başladı. Yaklaşık 12 yaşımda filan gitar çalmaya başladım ve çok uzun yıllar cidden çok zayıf yapıma sahip Sovyet çalgıları ile çaldım. Bunlar hem yapısal olarak, hem de estetik açıdan kötü gitarlardı ve tüm müzisyenler aynı derdin ızdırabını çekiyordu, elbette çok çok paranız olup da "gerçek" batı veya Japon yapımı bir çalgı satın almadıkça durum böyleydi. Benim için böyle bir seçenek yoktu ve 1986 yılında ilk elektrik gitarımı yapmaya karar verdim.

Elektrikli el cihazlarının, gerçek malzemelerin ve parçaların hiçbiri olmaksızın, o dönem pek popüler olan elektrik gitarlardan esinlenerek yaptım bu ilk gitarımı. Bu tam bir başarıydı. Arkadaşlarım gitarımı ilk gördükleri anda hem onlardan hem de diğer birçok müzisyenden "siparişler" almaya başladım. Binamızın çatı katında çok ufak bir atölye kurdum ve gerçekten "underground" olarak bu işi yapmaya başladım. Her şey ama her şey elle, elektrikli cihazların yokluğunda yapılıyordu, gövdeler, saplar, gitar donanımları, manyetikler ve diğer parçalar...

Bu iş 1990'a kadar böylelikle sürdü ve o ara Amerika'ya taşındım. Amerika'ya taşındıktan çok kısa bir süre sonra Illinois'deki Washburn Gitarları'nda iş buldum. On yıl kadar bir süre sanatçılar, büyük fuarlar, prototip gitarlar ve bazı restorasyonlar yaptım.

O dönem, Fender'in efsanesi ve tüm türler arasındaki büyük popüleritesi hakkındaki bilgim biraz sınırlıydı. Fender gitarları hakkındaki "ufkum" ve bilgim 2000 yılında, Fender özel üretim atölyesinin (Custom Shop) yeni gitar yapım ustaları aradığını duyunca çok ciddi oranda arttı. Mike Eldred ile temasa geçtim ve beni Corona'ya davet edip bana Fender'in gerçekte ne olduğunu gösterdi. Fabrikadaki üretim sahasını, özel üretim atölyesini gezdik beraber ve akabinde izlenimim çok muazzamdı. Hayat değiştiren bir deneyimdi, özellikle de Mike bana usta yapımcılık (Master Builder) işi teklif ettiği anda...

6/01/2011

Nash S-57 İncelemesi

NASH S-57 İncelemesi


Leo Fender, 1950 başlarında Stratocaster’ı tasarlarken acaba böylesi bir klasik yarattığını biliyor muydu? Tam bir ton standardı. Ancak zaman geçti ve firma el değiştirdi, firma politikalarıyla birlikte üretim yöntemlerinden satış/pazarlama stratejilerine kadar birçok şey değişti. Gitar, özellikle Leo Fender sonrasında, ilk halinden epey farklı noktalara gelmiş oldu çeşitli sebeplerle. Her ne kadar Fender 2000 sonrasında, birçok uzmana göre CBS öncesi dönemin ardından en iyi dönemini de yaşasa (ki cidden şu ara Meksikalı modeller bile çok kaliteli), dünyada pek çok insan daha fazlasına, daha doğrusu 50’lerin orjinal özelliklerine çok daha fazla yakınlık gösteren butik firmalara ilgi gösterir oldu. Nash Gitarları da bunlardan birisi. Bill Nash ile yapmış olduğum röportajı iki sayı evvel okumuşsunuzdur. Okumayanlar ve dahasını merak edenler için da burada teferruatlı bir değerlendirmeye gideceğiz…





Öncelikle gitarın genel katalog özelliklerinden bahsedelim;

Popüler Yayınlar