PAF etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
PAF etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12/09/2020

Elektrogitar Manyetik Tavsiyeleri Hakkında


Yıllar yılı en sık sorulan soruların başında, belki de,  manyetik tavsiyeleridir. Sıklıkla çok az ayrıntı verilerek bir öneri bekleniyor; "Bende Fender Strat var, blues çalıyorum, köprüye ne almalıyım?" gibi. Daha sıkça ise genel geçer, hap bilgiler isteniyor; "blues için en iyi single nedir?" gibi.

Öncelikle ton eldesindeki önemli bir basamak olan manyetiklerde mutlak doğru gibi bir şey yok; tercihler var. Nevermore gibi gitar soundu isteyen bir adama, bence, pahalı bir butik PAF klonu önermenin hiç bir esprisi yok. Dahası elinde amfisi bile olmayan birisine manyetik önermenin zaten gereksiz. Dolayısıyla faydalı bir manyetik tavsiyesi verebilmem için bana;


1) Gitarınızın doğal tonları/fişsiz tonları (baslar, tizler ve özellikle midler, tonu canlı mı değil mi vs.) hakkında,

2) Amfiniz ve pedallar gibi yan ekipmanlarınız hakkında,

3) Şu anki manyetiklerinizde sevmediğiniz/değişsin istediğiniz ve sevdiğiniz noktalar hakkında,

4) Kafanızdaki net hedef ton hakkında (misal SRV de, Robert Johnson da, Gary Moore da blues çalıyor ama bambaşka tonları var),

5) Bütçeniz hakkında

olabildiğince detay ve bilgi vermeniz lazım. Bu bilgiler olmadan tavsiye veren de bana göre ezbere sallıyordur. Zira her manyetik, her gitarda ve her setup'ta aynı neticeyi vermez. Aynı marka model ve hatta üretim yılı olsa bile. 

Dahası bir manyetik bir gitarda farklı amfi ve setuplarda farklı sonuçlar verebilir; örneğin elinizdeki doğal mid frekansları belirgin bir gitara takacağınız Duncan JB ile Blackface Fender'de oldukça dengeli bir ton elde edebilirken (zira bu amfinin midleri çukurdur), aynı gitarı mid kusan bir Marshall JCM800'de çok cazgır bir ton elde edebilirsiniz. Gerçi bu arzu ettiğiniz şey de olabilir, o ayrı :)


10/23/2018

ERS Manyetikleri – Erhan Suludere Röportajı

ERS Manyetikleri – Erhan Suludere Röportajı


Merhaba Erhan. Gitarizm’e hoş geldin. Umarım her şey yolundadır? En son uğraştığın projeleri öğrenerek başlayalım istersen?

Merhaba Barış, hoş buldum. Her şey yolunda teşekkür ederim. Şu anda Sarp Maden için signature bir model çıkarmaya çalışıyorum. Akabinde kendime ait modellere bir yenisini katmak için farklı bir model oluşturmaya başladım. Bu model, strat soundunu humbucker ölçüsünde kullanabilmeyi sağlayacak. Onun dışında hali hazırda siparişler ile uğraşıyorum.

5/19/2015

Manyetiklerde Mıknatıs Değişimi

Uzuuuun bir süreden beridir ilk kez merhaba. 

Böyle şeyleri yazmayı gerçekten özlemişim. İşim gereği sık sık yazamasam da aralıklarla böyle makaleler yazmaya devam edeceğim. Hazır bugün (19 Mayıs 2015 15:27) tatilken epeydir yazmak istediğim bir konuyu halletmek istedim: elektrogitar manyetiklerinin mıknatıslarının nasıl değiştirileceği...

Öncelikle, elektrogitar manyetikleri hakkında temel yapısal altyapınız yoksa, yani "kutup başları (pole piece)", "Alnico II", "Formvar İzolasyon", "D.C. Direnci" gibi terimlere uzaksanız öncelikle fi tarihinde kaleme almış olduğum "Elektrogitar Manyetiklerinde Temeller ve Uygulamalar" adlı makaleme bir göz atmanızı öneririm. Eğer manyetiklerinizi gitarınıza nasıl lehimleyeceğinizi bilmiyorsanız da "Manyetik Değiştirme ve Lehimlemede Temeller" adlı makaleme bir göz atın derim. Bu iki konu da kafanızda net ise devam edelim.

1/25/2014

Seymour Duncan Parallel Axis Trembucker 3 (PATB-3) ve 1N (PATB-1N) İncelemesi


Seymour Duncan Parallel Axis Trembucker 3 (PATB-3) ve 1N (PATB-1N) İncelemesi

Seymour Duncan cidden en kafa humbucker üreticim. Ama sayelerinde çok kıl bir ikilemde kaldım. Rahatsız edici veya kötü değil, ama kıl. Nasıl mı? Bahsedeceğim…



Öncelikle PATB-3’ten biraz bahsedeyim. Bu manyetik, usta gitarist ve müzik adamı Blues Saraceno (“Seraseno” diye okunur) için tasarlanmış bir model. Tanıyanlar biliyorlardır zaten Blues Saraceno ilk solo albümünü yayımladığı yıllarda Ibanez RG 550 kullanırken daha sonraları kendi imzalı Yamaha’larını tercih etmiştir ve bu gitarları HSH ve HH yapılıdır. Tek kelime ile özetlersek; süperstratlar. Ergonomik ve/veya dönemsel nedenlerle (veya sebebi her ne ise) bu tür floyd rose tremololu süperstratları tercih eden Saraceno tonal olarak ise eskinin klasik PAF humbucker tonlarını çok seven de bir adamdır. Bu tür bir ton arayışı içinde Seymour Duncan’a gelir. Akabinde doktor (Seymour Amca) teşhisi koyar; kronik PAFoloji ile birlikte seyreden Floydius Rosa. İlacı için denemeler yapılır; o şırınga senin, bu bobin teli benim derken aranan deva bulunur, tahmin edeceğiniz üzere o çarenin adı kemoterapi değil PATB-3’tür (aslında adı çok cins, “parallel axis trembucker” adlı filmin 3.bölümü gibi). Geyik bir yana haydi teknik özelliklerine bir bakalım;

9/23/2012

Seymour Duncan Pearly Gates (SH-PG1) İncelemesi


Seymour Duncan Pearly Gates (SH-PG1)



Öncelikle Duncan’ın en sevdiğim manyetiklerinden biridir. Mehmet Barlo kendi blogunda PAF manyetikleri ile ilgili detaylı bilgi vermişti. İşte orada yazılı olan bilgiler burada da geçerli. Öncelikle Seymour Duncan Pearly Gates Alnico 2 mıknatıslı bir PAF klonu ama herhangi bir PAF değil. Billy Gibbons’a (ZZ Top) ait bir 1959 Gibson Les Paul’ün manyetiğinin kopyaları. 

Gibbons'un Meşhur Pearly'si

Billy Gibbons bu 59 LP’ünü pek severmiş (gitarın adı da “Pearly” bu arada, manyetiğin adı da oradan geliyor) ancak zaman geçmiş, alet iyice değerlenmiş ve her stüdyoya, uzun süren turnelere taşıyamaz olmuş. Doğal olarak elindeki güncel üretim LP’ler için de bu tür ton verecek manyetiklerin arayışına girerek Seymour Duncan’a gelmiş. Orada manyetiklere hasar vermeden yapılabilecek her türlü analiz yapılmış ve nihayetinde bu muhteşem manyetikler çıkmış. İyi ki de çıkmış ve bizler de bugün, o manyetikleri kendi gitarlarımıza takabiliyoruz.

7/15/2012

Tim Mills (Bare Knuckle Manyetikleri) Özel Röportajı



Merhaba Tim. Sound Dergisine hoş geldin. Bu Türkiye’den yapılan ilk röportajın olduğundan, aslında oldukça klişe sayılabilecek bir soru ile başlamak istiyorum, eminim bir çok kez yanıtlamışsındır ama bize gitar tonları, gitar çalımı ve manyetikler anlamında, bu işlere nasıl başladığından bahsedebilir misin?

Merhabalar. Gitar çalmaya, aslına bakarsan oldukça geç, yaklaşık 15 yaşımda başladım ve bu virüs bir kere bulaştığında artık kurtuluş yok, biliyorsun. Okul bittikten sonra burada İngiltere’de ve sonraları Almanya’da çok çeşitli gruplarda çaldım. Bu süreçte, hayatımı müzikten kazanmanın hiç de düşündüğüm kadar kolay olmadığını çok çabuk fark ettim ve İngiltere’ye geri dönerek özel gitar dersleri vermeye başladım ki bu iş beni hem hayata bağlıyordu, hem de yeni şeyler öğrenmeye de imkan tanıyordu. O ara eşimin vokalistlik yaptığı bir metal grubuyla çok aktif bir şekilde ilgileniyordum. Bu grupla, hatta, İngiltere’de geniş bir turneye çıkıp konserler verdik ve Radyo 1 gibi çeşitli kanallarda çaldık. Elkie Brooks adındaki bir blues şarkısının oğluna gitar dersleri verirken, zaman içinde albümündeki bazı şarkıların gitar bölümlerini çalma, sonrasında ise turne grubunun bir parçası olma teklifi aldım ki 90’ların çoğu böyle geçti. Baskın bir şekilde rock ve metal çalan bir altyapıdan gelip, kendimi böylesine ciddi müzisyenlerle bu tarz ortamlarda bulmak gözlerimi açan bir deneyim oldu. Bu zaman diliminde özellikle gitar çalma, prodüksiyon ve şarkı yazımı konusunda çok şey öğrendim.

Son 10 yıldır ise burada bir Ozzy saygı grubunda çalıyorum; en yakın arkadaşlarımla beraber kurduğumuz ve sürekli turneye çıkma baskısından uzak bir şekilde çalabildiğimiz bir grup bu. Bu grup aynı zamanda yaptığım manyetikleri kanlı canlı sahne ortamında test edebilme imkanı da tanıyor.

Tüm bunların dışında Amerikalı bir metal grubu olan Iced Earth ile çalışıyorum, albümlerindeki bazı sololara katkım oluyor ki geçmişte Jon Schaffer ile bazı albümlerdeki şarkıların yazımında da bulunmuştum. Almanya’dayken Chitty Somapala ile de “Civilization One” grubunda çalmış ve albümündeki bazı şarkıların yazımında da yer almıştım. Ama artık Bare Knuckle tüm boş vaktimi alıyor ve Almanya’ya git gel yapıp grupta yer alamıyorum.

Bugünlerde ise sadece keyif için bir saygı grubunda – adı “No Rest For the Wicked” çalıyorum. Tümü muhteşem gitaristler olan Rhoads, Lee ve Wylde’ın gitar bölümlerini çalmak hem çok eğlenceli, hem de zorlu bir iş. Ayrıca Red Seas Fire gitaristi Adam Getgood’a, gruptan iki elemanın ve eşimin de dahil olduğu bir projede yardım ediyorum. Hayatımdaki önceliğin daha ne kadar Bare Knuckle olacağını kestiremiyorum ama günün birinde gün ışığını görebileceğimi düşünmek güzel :)



Sıkı bir program, hm? Neyse, bildiğim, görebildiğim kadarıyla PAF türü eski usul manyetikler konusunda oldukça ayrıntıcı bir yaklaşıma sahipsin. Çoğu tarihsel olarak uyumlu aletler. PAF tipi manyetikler konusundaki nasıl bir genel bakış açısına sahipsin?

12/26/2011

Manyetik Değiştirme ve Lehimlemede Temeller




Gitar fanatiklerinin yegâne mâbedi Gitarizm’e hoşgeldiniz.

Bu yazı ile elektronik modifikasyonlarına başlıyoruz. Artık manyetik değiştirmek için para dökmeye son :) Elektronikçi olmayan, iddiasız naçizane bendenizin hazırladığı bu makalecik umuyorum ki daha önce manyetik değiştirmemiş, eline havya almamış bir çok kişiye çok faydalı olacak. Ancak lütfen yazımın başında belirttiğim uyarı kısmına riâyet edin, abartmıyorum, dikkatsizliğin bedeli ağır olabilir. 

Türk gitar alemine bir katkımız olduysa affola!

Bu yazı Sound Dergisi Mayıs 2011 sayısındaki "Gitarizm" köşesinde yayımlanmıştır. Kaynak gösterilmeden ve izin alınmadan alıntılanması uygar dünya adına doğru değildir. Dahası yasal da değildir...

Lehimleme ve Manyetik Değiştirmede Temeller

Öncelikle belirteyim ki şu an yazacaklarım giriş ve temel seviye lehimleme-manyetik değiştirme vs. bilgilerini içerir. Eğer bu işler için meraklıysanız ancak bir şey bilmiyorsanız, başlayacak yeri ve/veya gerekli malzemeleri bilmiyorsanız burası doğru adres. Umuyorum artık manyetik değiştirme işleri, gelecekte yazmayı planladığım çeşitli elektronik modifikasyonlar sizin için büyük sıkıntı ve masraf kapısı olmaktan çıkar. Ayrıca kurdun ensesinin neden kalın olduğunu da unutmamak lâzım…

Dikkat:İşin başında bazı noktaları belirleyelim. Eğer gitarınızın garantisi varsa, bu yazıda bahsedeceğim bazı fikirler, yöntemler ve alternatifler garantinizi yitirmenize yol açabilir. Ayrıca havya ile yapmaya kalkışacağınız işlerde gerekli hassasiyeti ve saygıyı göstermeyecek olursanız ciddi yaralanmalara, ev & işyeri kazalarına, yangınlara, gitarınızda veya gitarınızın elektronik komponentlerinde kalıcı hasarlara yol açabilirsiniz, bunu başlamadan önce adınız gibi bilin! Tüm bu işlerde tüm sorumluluk okurlara aittir ve Sound Dergisi veya şahsım sorumlu tutulamaz. Ayrıca bahsi geçecek modifikasyonlar çeşitli seviyelerde el becerisi gerektirebilir. Bunları nizâmi yapamayacağınızı veya hiç yapamayacağınızı düşünüyorsanız gerekli önlemleri mutlaka alın veya bırakın bileni yapsın. Ayrıca sakın “Bana bir şey olmaz”, “İki Dakkalık işim var, bir de gözlük mü takayım” gibi mantıklar ile hareket etmeyin ve koruyucu gözlük, eldiven, maske gibi koruyucuları daima kullanın!!

11/15/2011

Heritage H-535 İncelemesi


Heritage H-535 İncelemesi



Heritage firmasının hikâyesini daha önceki sayılarımızda yer alan H-150 incelemesinde editörümüz Cem anlatmıştı ki buradan‘dan da ulaşabilirsiniz,  Kaçıranlar veya bilmeyenlere özet geçecek olursak hikâye Orville Gibson’ın 1890’larda Kalamazoo’da bir ahşap enstruman üreten bir işletme açmasına kadar gider. 1944’te firma “Chicago Musical Instruments” adlı başka bir firmaya satılır ancak Gibson ismi marka olarak devam eder. Zaman içinde çeşit çeşit kaliteli akustikler, yarı akustikler ve katı gövde elektrik gitarlar üretilir… 1968 yılında ise Gibson’da, “Norlin” dönemi başlar. 1984 yılında ise yönetim düşük satışları sebep göstererek Kalamazoo’daki tesisleri, geride onlarca çalışanla birlikte kapatır. Böylelikle Gibson için kökü 1890’lara kadar giden Kalamazoo dönemi kapanmış olur, lâkin o küllerden yepyeni oluşum meydana gelir.

7/15/2011

Eddie Van Halen Röportajı (1980)

GuitarWorld,  Nisan 1980, Eddie Van Halen Röportajı




Gitara ilk başladığın zamanlarda bu işe ne kadar zaman harcıyordun?
Her gün, günün her saati diyebilirim. Hatta bazen okulu kırıp eve kaçar ve çalardım. Cidden bu işi çok seviyordum.

Çalmayı kendin mi öğrendin?
Gitar için, kesinlikle. Hayatta hiç ders almadım onun için. Sadece bir keresinde bir arkadaşım bareli akorların nasıl basılacağını öğretmişti hepsi bu.




Peki ya soloculuk kısmı (lead)?
(Cream’in Wheels of Fire albümünden Eric Clapton’un Crossroads solosunu çalıyor)Bu şarkıyı nota nota biliyorum. Ayrıca I’m so Glad (Fresh Cream) ve Sitting on Top of the World’ün (Cream, Goodbye) konser yorumlarını da… Tüm bunları iyi bilirdim…




4/04/2011

Seymour Duncan Özel Röportajı


Türkiye’den selamlar Bay Duncan, sizin gibi yaşayan bir efsane ile görüşebilmek gerçekten çok büyük bir zevk ve onur, öncelikle bunu söylemeliyim.

Röportaj için ben çok teşekkür ederim Barış. Umarım sorularını güzel yanıtlayabilirim.

Ona hiç şüphe yok. İnsanların çoğu sizi ilk olarak eski bir Fender Telecaster manyetiğini, bir pikap yardımıyla yeniden sararak bu işle başladığınızı ve daha sonraları ise efsanevi müzisyenler için harika manyetikler yaptığınızı biliyor. Sizi o kadar tanıyor. Peki bunun ötesinde nasıl bir adam var?

Pekala, manyetik yapmaya ve sarmaya 1960’ların ortalarına doğru Michigan, Kalamazoo’daki Gibson’dan Bay Les Paul’ün ve California’daki Fender firmasının yardımları ile başladım. Onlara sürekli olarak yazar, gitar modelleri ve manyetikleri hakkında tonla soru sorardım. Daha sonradan manyetiklerin nasıl yapıldıklarını görmek için epey manyetik söktüm ve üretim şekillerini gösteren çok sayıda çizim yaptım. 70 başlarında ise Fender’in Londra’daki bir merkezinde çalışmaya başladım. Bu süreçte Jeff Beck, Eric Clapton, Jimmy Page, David Gilmour, The Who, Robert Palmer, Supertramp, Golden Earring, Free, ve Thin Lizzy gibi grup ve gitaristler için çalıştım (Yazarın notu: Seymour’un verdiği listeye dikkat! Resmen Rock’n Roll Hall of Fame gibi :) )  Ayrıca S.Duncan Firması olarak da Slash, David Gilmour ve Eddie Van Halen gibi pek çok sanatçıya manyetikler yaptık ki bunların bazıları imzalı ürün oldu, kimi ise OEM model olarak çeşitli gitar firmaları için üretildi.



P.A.F. sınıfı manyetikler için son derece nadide, güçlü ve ayrıntıcı bir yaklaşıma sahipsiniz. Sizi P.A.F.lara bu kadar güçlü bir şekilde bağlayan şey nedir?

Ben Jeff Beck ve Eric Clapton gibi çok yenilikçi ve harikulade gitaristlerin zamanında büyüdüm. 60 ortalarında The Yardbirds, The Beatles ve Rolling Stones gibi grupların başlattığı “İngiliz İstilâsı” dönemindeki büyük blues gitaristleri beni çok cezp etmiştir. P.A.F. humbuckerlar takılı Les Paul’ler çalan Peter Green, Paul Kossof ve Jeff Beck gibi adamların soundları ise beni kendisine köle etmişti. Ayrıca Eric Clapton da, John Mayall’s Blues Breakers zamanlarında Les Paul (LP) kullanıyordu ve ben bu sanatçıların tonlarına çok büyük hayranlık besliyordum. Bu geleneksel P.A.F. tonunu kulağıma, bir ton standardı olarak aldım. Stratocaster ve Telecaster’ları bugün bile hâlâ çok seviyorum. Ancak LP sesleri için olay Seth E. Lover tarafından tasarlanan P.A.F. (Patent Applied For) humbucker manyetikleri idi. Yıllar boyunca Jeff Beck’in, Paul Kossof’un ve İngiliz “Chicken Shack” grubundan Stan Webb gibi bir çok ünlünün gitarlarını çaldım. Bu süreçte her birinin diğerinden biraz daha farklı olduğunu fark ettim ve manyetik araştırmalarına başlayıp birbirlerinden farklarını ortaya koyan çok detaylı notlar çıkardım.




Seri üretime sahip ürünlerinizi düşünürsek, medar-ı iftiharınız bunlardan hangisi olurdu?

Gurur kaynaklarım JB ve Jazz (sap) modellerimizdir. Bunlar 70 ortalarında, dostum Jeff Beck’in, George Martin (The Beatles) ile birlikte “Blow by Blow” albümünü kaydettikleri sırada tasarlandılar. Jeff’e “The Tele-Gib” dediğim ve iki adet yeniden sarımlı P.A.F. humbucker manyetik içeren bir telecaster yaptım. Manyetikler, harika bir blues gitaristi olan  Lonnie Mak’e, vaktiyle, ait olan eski bir Gibson Flying V’den çıkmaydı. Bu manyetikler eski bir dikiş makinesi kullanarak sardığım ilk “JB” ve “JM” manyetikleriydi.




Peki kendinizi bu işte ilk kez ne zaman başarılı hissettiniz ve “işte oldu, başardım!” dediniz?

3/19/2011

Elektrogitar Manyetiklerinde Temeller ve Uygulamalar

Bu yazı ilk olarak SOUND Dergisi, Haziran 2010 sayısında yayımlanmıştır.

Bu ay ile beraber birkaç ay boyunca özel bir yazı dizisine başlıyoruz. Konumuz “Elektrik Gitar Manyetikleri”. Bu sayıda size oldukça hafif bir girizgah hazırladım. Uzun gibi görünse bile bu konuda koca kitaplar yazılabileceğini de düşünürsek birkaç sayfanın sadece ilk adım olduğu sonucuna varabiliriz. Yine de yazılı yayımlar söz konusu olduğunda bugüne kadar yayımlanmış en kapsamlı elektrik gitar manyetikleri konulu makale olabilir,o da ayrı. Yaklaşık 3-4 yıldır üzerinde durduğum, mümkün mertebe kişisel tecrübe ve teknik/teorik bilgi edinmeye gayret ettiğim bir konu ayrıca manyetikler. Bu sayıdan sonra ise bazı büyük manyetik üstadları ile yaptığım özel röportajlara başlayacağım bir aksilik olmaz ise. Sürç-i Lisan ettiysek affola. Umuyorum bir faydası dokunur veya sevdiğiniz bir makale olur.

Elektrik Gitar Manyetikleri & Ana Formları

Bölüm 1 : Kısa Tarihçe ve Temeller

Gitarın elektriklendirilmesi sürecindeki milâd, o yıllardaki adı “Electro String” olan Rickenbecker’ın 1931 yılında “Kızartma Tavası” lâkaplı gitarı, ki bilinen ilk katı gövde elektrik gitar olarak bilinir, üzerinde bulunan ve tellerin ünitenin içinden geçtiği, manyetizasyon temelli ilk gitar manyetiği olarak kabul edilen tasarımı olarak göze çarpmaktadır. Günümüz manyetiklerinden yapı olarak biraz farklı olsa da, temelleri ortaya koyması açısından önemli bir gelişmedir. Zira bu manyetik belki de, bir anlamda, ilerleyen yıllarda doğrudan veya dolaylı olarak müziğin çehresinin değişiminde de rol oynayacaktır. Tasarım olarak manyetik akının taşındığı bölümler olan “pole pieces” bölümlerinin, günümüz manyetiklerinin tersine, mıknatısın altında kaldığı bir yapı gözlenmektedir (Şekil 1).

Popüler Yayınlar