Cady etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cady etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3/11/2013

Fatih Yılmaz Özel Röportajı (2013)



Merhabalar Fatih. Üç yıldan sonra tekrar beraber bir röportaj yapıyoruz (ilk röportajı okumak için lütfen tıklayın). Ama bildiğin gibi bu kez ana temamız farklı; Nova Custom Gitarları hakkında. Üç yıl önce “Türkiye'nin sahip çıkacağı ve kullanacağı bir markası yok. El yapımı standartlarında seri üretim projesi var kafamda...” demiştin ve sanıyorum Nova Custom’dan bahsediyordun. Bize bu projen hakkında, kafanda ilkin nasıl oluştuğu, nasıl geliştiği hakkında bilgi verebilir misin?

Tabi, seve seve. Daha önceden standart olarak müzik piyasasında bulunan gitarlar için yan ürünler yapmak gibi bir proje ile başladık. Elektrik gitarlar için sap ve gövde yapımı üzerine bir bant sistem üzerine kafa yoruyorduk. Bir şeyler ciddi ciddi oturmaya başladığında da, hazır ürünlerin tasarım yönünden bazı noktaları rahatsız etmeye başladı. Sonuçta bu tasarım hataları çıkarıldığında geriye kalan proje de, bizim üretim ayağımızın ilk adımı oldu. Nova, adı neredeyse evrensel olarak "yeni, çekirdek"  anlamına gelmekte. Bizim bu ismi seçmemizin sebebi ise, gene gitar fakat bu sefer yenilenmiş yüzüyle sizlerin hizmetine sunulmakta mesajını vermektir.

Peki Fatih Yılmaz elinden çıkmış olan veya çıkabilecek bir gitardan her açıdan, işte manyetik, ağaçlar, gövde formları gibi, farkı nedir bu Nova’ların?

Tasarımları ve nitelikleri farklıdır. Kişiye özel gitarlar yaptığımızda, kişinin tercihleri ön sıradadır. Nova projesinde ise bugüne kadar edindiğimiz tecrübelerin elle tutulur hali öne çıkmakta. Ağaçlar olarak yine aynı stoğumuzu kullanmaktayız. Manyetikler standart olarak Seymour Duncan, Fly Pickups, GFS ve Dimarzio tercih edilmekte. Aradaki en büyük fark şu olur, kişiye özel yapımlarda manyetiklerin modifiye edilmesi durumu vardır, bu da ancak hedeflenen ince bir detay var ise uygulanır. Bunun dışında gitarımızın en büyük özelliği; her parçasının değiştirilebilir olmasıdır. Nasıl ki 50-100 yıllık firmalar aynı hatalı tasarımları ısrarla üretmeye devam etmekte ise, biz de eğer bir hata yapıyor isek bunun önünü almak istedik. Örnek olarak bir gitarın sap bağlantı vidalarının yerleri, vidalı bağlantılarda sap gövde stabilitesi bazen sorun yaşatabiliyor kullanıcıya. En basitinden eksen kaymasına sebep olabiliyor. Yani saptan kavrayarak gövdeye yatay eksenden baskı yaptığımızda, sap gövde bağlantısı gıcırtılı bir ses çıkararak oynuyor ve tekrar eski haline gelmesi için epey ayarlama yapmanız gerekiyor. Şimdi bu kaçınılmaz bir durumdur, gitarınız boynunuzda askıdayken bu baskıya maruz kalır, düştüğünde maruz kalır yada kılıfında taşırken tek taraftan askıyla taşımanız bu baskıya sebep olur. Kendi tasarımımızın sahip olduğu açılı sap-gövde bağlantısını yaptığımızda bu sorun ortadan kalkmış, oynama en aza indirgenmiştir. Şöyle ki, gitarınızın sapını oynatabilirsiniz, gitarınızı düşürebilirsiniz yada baskı altında kalmasına sebep olabilirsiniz. Bunlar zaten gün içinde birçok defa gerçekleşen şeyler. Mesele şu: sap yine aynı noktaya geri dönüyor mu? Bir Nova Gitarınının sapını elinizle zorlarsanız, sap ya oynamaz, ya da aynı noktaya geri döner. İkinci nokta sap ayar çubukları. Hemen hemen hiç bir markada sap çubuğunu yerinden oynatmak- modifiye etmek mümkün değil. Nova’larda ise sap çubuğunu sadece 3 dakikada yerinden sökebilir ve tekrar geriye takabilirsiniz. Sap çubuğunda sorun yaşadığınızda size ciddi maliyetlerle geriye dönen bu durum, Nova’da geçerli değil. Neredeyse tel değiştirmek kadar kolay, aynı sürede ve bir set tel kadar ucuz.

1/04/2013

SOUND Ocak 2013'te GİTARİZM


GİTARİZM – Ocak 2013

Yeni yılın ilk kertesinden merhabalar.


Bu ay sizlere, ülkemizin en önemli gitar yapımcılarından birisi ile beraberiz. Bu onunla ikinci röportajım oldu (onunla üç yıl önce yapmış olduğum röportajı okumak için tıklayın). Ancak öncekinin teması ile bu farklı olduğundan okuyacaklarınız tamamen farklı, onu baştan söyleyeyim. Fatih Yılmaz, Nova Custom Guitars projesi ile sizlerle…




Bu arada Charvel Türkiye bayisi Tune-L Müzik harika bir hediye veriyor; Charvel Desolution DS-1, birkaç ay evvel incelemesini yazdığım (okumak için burayı tıklayın) ve epey beğendiğim gitarın daha da üst versiyonu. Sakın atlamayın, yeni yılda yepyeni bir Charvel’iniz olsun. Detaylar burada!

Bu ayki teşekkür listemin başında Sezen ve Gül Kutlu var. Sayelerinde yeni bilgisayarımdan yazabiliyorum yazımı. Ayrıca Ertuğrul Yılmaz ve Yusuf Baş’a, Gerard Melancon’a, Sean Davidson’a, Tune-L Müzik’in şövalyeleri Ali Sungurlu ve Faruk Kavi’ye, röportaj için ülküdaşım Fatih Yılmaz’a, son olarak ise Ayşenur Ulupınar’a ve aileme teşekkürlerimi sunarım. Siz olmasanız bir şeyler eksik olurdu...

Türk Gitar Alemine Bir Katkımız Olduysa Affola!

Gitarizm’e http://www.facebook.com/gitarizmtr adreslerinden de ulaşabilirsiniz.



Barış Ş.                                                                                                                                19.12.2012                                         

5/04/2011

Fatih Yılmaz Özel Röportajı



Merhabalar Fatih. Sound Dergisi "Gitarizm" Köşesine hoşgeldin. Öncelikle seni Türkiye'den çıkıp pazarda yerini kazanmaya çalışan ilk  elektrik gitar manyetiklerini ürettiğin için kutlayayım.

Sağ ol üstad teşekkür ederim. Başka çalışmalarımız ve projelerimiz de var, ümit ediyorum onlar da başarılı bir şekilde ülkemizdeki gitaristlerin hizmetine sunulacak.

Bu manyetik yapımı sürecin hakkında konuşarak başlayalım; bu merakın nasıl başladı, nasıl ilerledi, gelişti ve bugüne ulaştı?

Tünelde tanıştığım bir lüthiye arkadaşım Sadettin AKAY bana manyetik yapımı ile alakalı bir fikri olduğundan bahsetmişti ve yıllar önce yaptığı Stratocaster köprü manyetiğini denetmişti. Bu bahsettiğim ya 95 yada 96 yılındaydı. Neyse gel zaman git zaman enstruman yapımı hayatımda şekillenmeye, yerini bulmaya daha doğrusu hayatımı şekillendirmeye başladı. Genel olarak yapımcılar sadece ağaç ve tasarım ile haşır neşir olur, ama sadece işin tüm detaylarına hakim olmak sizi ve mesleği ileri taşır. İşin korkutucu tarafı şu; gözle görülmeyen sonuçlara sahip bir iş yapmanız ve yaptığınız en minik nüansın, hizmet edeceği insanın hayatındaki etkileridir. Günümüzde fark edemediğimiz detaylar silsilesi şöyle başlıyor; seri üretim sazlarına o kadar alışmışız ki tek tip üretim modeli ile karşımıza çıkan şeyleri kabul ediyoruz. Bunun yerine üretim prosesinin tamamen bütüne hakim bir elden çıktığı aletlere sahip olduğumuzda kendimizi daha iyi hissediyoruz. Başlangıç noktası bu saydıklarımdır, aslında bir nevi isyandır :) hoşumuza gitmeyene dur diyebilmektir.

Bugüne ulaşması ise yaptığım enstrumanlara kendi manyetiklerimi takmam istememle sonuçlandı. yaptığınız Enstrumanı spektrum analiz ile ölçer, üzerine ne takıldığında iyi sonuç verir bunu ölçmek kolaydır ama detay artık iyi değil enstrumanı daha iyiye ulaştırıp yada sahibinin istediği özelliklere ulaştırıp- daha iyi performansla icracının güvende olmasını sağlamaktır. Bunu başardığımız anda sadece kendi yaptığımız değil hazır enstrumanların üzerinde de etki sahibi oluruz. Cümleler uzun idare edin :)

İş tamamen yapımcının elinden çıkmalıdır, el yapımı bir enstruman nerdeyse; form-konstruksüyon-gelenek üçgeninin üzerinde ilerliyor, bunun üzerine “inovasyon-inspirasyon-entonasyon” üçgenini yerleştirebilmeli ki o zaman ortaya "yeni ve olumlu" bir şey çıkabilsin. İşte atölyemde oluşturduğum yol ve yöntem budur kısaca.

Manyetik tasarım ve sarım süreçlerinde herhangi bir yardım aldın mı?

Popüler Yayınlar