fatih yılmaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fatih yılmaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2/07/2014

Özel Gitar Yaptırmak veya Yaptırmamak

Gitar Yaptırma Süreçleri Hakkında
  

Yaklaşık 6-7 yıldır seminerlerimde, gitar buluşmalarımızda, Gitarizm facebook sayfasında vs. sürekli olarak cevapladığım ilk on soruyu toparlasam başa oynayanlarından birisi de el yapımı/özel yapım/Custom gitarlar ve bunların yapımı ile alakalıdır herhalde. Bu konuda ülke olarak çok köklü bir geçmişe sahip değiliz, orası açık. Ancak son on yıldır belirgin bir kıpırdanma yadsınamaz. Çok boyutlu da bir olay bu; internet imkanları, bilgiye daha kolay ulaşım, merak, dahasına duyulan arzu, özel bir şeye sahip olma arzusu, standartlardan alınamayan tatmin, ergonomik nedenler, sosyolojik etmenler ve daha da ilginci orijinaline yetmeyen bütçelerin kopyalara meyletmesi gibi itici kuvvetler ışığında gitar yapımcılığı açısından on sene öncesine göre çok daha sıkı bir konumdayız. Ha, alınacak çok yolumuz var, o ayrı. Ama Fatih Yılmaz, Erdem Koca, Ufuk Biçer gibi yapımcılar insana büyük ümit veriyor. Peki seçenekler sonsuz gibiyken özel bir gitar yaptırtmak mı doğru, bayiden yapılmışını almak mı? Hangi ustaya/lütiyeye, hangi ağaçlardan, hangi manyetiklerle yaptırtmalı. İşbu yazı size karar vermenize yardımcı olabilme amacıyla yazılmaktadır.

Seri üretim mi, özel yapım mı?



Verilmesi gereken ilk karar budur. Her ikisinin kendine göre çok büyük artıları, eksileri vardır. Öncelikle;

·        Eğer yeterince gitar tecrübeniz yoksa gitar yaptırma işlerine girmeyin: Bu işlerde karar vermeniz gereken ergonomik, tonal, işlevsel ve ekonomik kararlar olacak. Bu aşamada, elbette, lütiyenizden destek alabilirsiniz. Belirli bir seviyede gitar anatomisi kültürüne sahip olmak, çeşitli türlerde gitarları denemiş/görmüş olmak doğru karar vermek, gelecekte pişman olmamak adına çok işinize yarar. Örneğin “V” tipi sap profili, bence, oldukça adam seçen bir formdur. Seveni çok sever, alışamayana gitar sattırır. Denemeden tercih edilmemesi hayalinizi süsleyen gitarı çalamamanıza neden olabilir. Kocaman bir genelleme yapacak olursam, bana göre, öncelikle tel boyu (skala), manyetik türleri, sap profili, tuşe eğrilik çapı (radyus), tremolo türü, perde demiri türü ve ölçüsü, üst eşik genişliği gibi konularda temel bilgiler sizi pişmanlıktan kurtarabilir. Elbette hepsi bunlarla sınırlı değil, onu da unutmamak lazım.

3/11/2013

Fatih Yılmaz Özel Röportajı (2013)



Merhabalar Fatih. Üç yıldan sonra tekrar beraber bir röportaj yapıyoruz (ilk röportajı okumak için lütfen tıklayın). Ama bildiğin gibi bu kez ana temamız farklı; Nova Custom Gitarları hakkında. Üç yıl önce “Türkiye'nin sahip çıkacağı ve kullanacağı bir markası yok. El yapımı standartlarında seri üretim projesi var kafamda...” demiştin ve sanıyorum Nova Custom’dan bahsediyordun. Bize bu projen hakkında, kafanda ilkin nasıl oluştuğu, nasıl geliştiği hakkında bilgi verebilir misin?

Tabi, seve seve. Daha önceden standart olarak müzik piyasasında bulunan gitarlar için yan ürünler yapmak gibi bir proje ile başladık. Elektrik gitarlar için sap ve gövde yapımı üzerine bir bant sistem üzerine kafa yoruyorduk. Bir şeyler ciddi ciddi oturmaya başladığında da, hazır ürünlerin tasarım yönünden bazı noktaları rahatsız etmeye başladı. Sonuçta bu tasarım hataları çıkarıldığında geriye kalan proje de, bizim üretim ayağımızın ilk adımı oldu. Nova, adı neredeyse evrensel olarak "yeni, çekirdek"  anlamına gelmekte. Bizim bu ismi seçmemizin sebebi ise, gene gitar fakat bu sefer yenilenmiş yüzüyle sizlerin hizmetine sunulmakta mesajını vermektir.

Peki Fatih Yılmaz elinden çıkmış olan veya çıkabilecek bir gitardan her açıdan, işte manyetik, ağaçlar, gövde formları gibi, farkı nedir bu Nova’ların?

Tasarımları ve nitelikleri farklıdır. Kişiye özel gitarlar yaptığımızda, kişinin tercihleri ön sıradadır. Nova projesinde ise bugüne kadar edindiğimiz tecrübelerin elle tutulur hali öne çıkmakta. Ağaçlar olarak yine aynı stoğumuzu kullanmaktayız. Manyetikler standart olarak Seymour Duncan, Fly Pickups, GFS ve Dimarzio tercih edilmekte. Aradaki en büyük fark şu olur, kişiye özel yapımlarda manyetiklerin modifiye edilmesi durumu vardır, bu da ancak hedeflenen ince bir detay var ise uygulanır. Bunun dışında gitarımızın en büyük özelliği; her parçasının değiştirilebilir olmasıdır. Nasıl ki 50-100 yıllık firmalar aynı hatalı tasarımları ısrarla üretmeye devam etmekte ise, biz de eğer bir hata yapıyor isek bunun önünü almak istedik. Örnek olarak bir gitarın sap bağlantı vidalarının yerleri, vidalı bağlantılarda sap gövde stabilitesi bazen sorun yaşatabiliyor kullanıcıya. En basitinden eksen kaymasına sebep olabiliyor. Yani saptan kavrayarak gövdeye yatay eksenden baskı yaptığımızda, sap gövde bağlantısı gıcırtılı bir ses çıkararak oynuyor ve tekrar eski haline gelmesi için epey ayarlama yapmanız gerekiyor. Şimdi bu kaçınılmaz bir durumdur, gitarınız boynunuzda askıdayken bu baskıya maruz kalır, düştüğünde maruz kalır yada kılıfında taşırken tek taraftan askıyla taşımanız bu baskıya sebep olur. Kendi tasarımımızın sahip olduğu açılı sap-gövde bağlantısını yaptığımızda bu sorun ortadan kalkmış, oynama en aza indirgenmiştir. Şöyle ki, gitarınızın sapını oynatabilirsiniz, gitarınızı düşürebilirsiniz yada baskı altında kalmasına sebep olabilirsiniz. Bunlar zaten gün içinde birçok defa gerçekleşen şeyler. Mesele şu: sap yine aynı noktaya geri dönüyor mu? Bir Nova Gitarınının sapını elinizle zorlarsanız, sap ya oynamaz, ya da aynı noktaya geri döner. İkinci nokta sap ayar çubukları. Hemen hemen hiç bir markada sap çubuğunu yerinden oynatmak- modifiye etmek mümkün değil. Nova’larda ise sap çubuğunu sadece 3 dakikada yerinden sökebilir ve tekrar geriye takabilirsiniz. Sap çubuğunda sorun yaşadığınızda size ciddi maliyetlerle geriye dönen bu durum, Nova’da geçerli değil. Neredeyse tel değiştirmek kadar kolay, aynı sürede ve bir set tel kadar ucuz.

12/02/2012

Lütiye Hamit Özkuşak Özel Röportajı (2012)


Lütiye Hamit Özkuşak Özel Röportajı 


Merhaba Hamit. Sound Dergisi Gitarizm’e hoş geldin. Umarım her şey yolundadır. Pek sık dile getirdiğim gibi, çok klişe olsa da sormak durumundayım. İstersen öncelikle kendinden ve gitara, gitar yapımına olan başlangıcından bahsederek başlayalım...
Merhaba Barış. Gitarla tanışmam çoğu gitaristte olduğu gibi lise dönemine denk geliyor. Gitar yapımı kavramını aklımda yer ettiren gitar hocam Şemsi Mutludoğan ile ara sıra "yakınımızda bir gitar atölyesi olsa da  gidip çıraklık yapsak ne güzel olur" diye konuşurduk. Bu şekilde bende gitar yapımcılığının temeli atılmış oldu.

Lay Lay Lom fabrikası hadisesini detaylandırabilir misin?
Ben deri teknikerliği mezunuyum. Ama kafamda hep gitar olduğu için o işi bırakıp Çorlu’dan İstanbul’a yerleştim. Aslında gitar çalmak için gitmiştim. Bir gün arkadaşımla Tünel’de dolaşırken eski Lay Lay Lom Müziğin camında "gitar yapım kursu" ilanını gördük. Atölyeye girdiğimde her yerin  klasik gitarla dolu olduğunu gördüm ve evet dedim ben bu işi öğrenmeliyim :)

Elektrogitar ve elektro bas konusunda, anladığım kadarıyla Fatih Yılmaz ile çalışmak, bir anlamda dönüm noktası gibi olmuş. Onunla çalışmak sana neler kattı, kazandırdı?
Evet. Gitar yapımını öğrenmemde Fatih Yılmaz’ın önemli bir yeri var. Bir gitarın aşama aşama oluşumunu onun atölyesinde gördüm. Aynı anda 2 tane klasik gitar yaparak başladık. Bu sayede hem izleme hem de üretme aşamasını bir arada yaşamış oldum. Sonra bir de elektrik gitar projemiz oldu. Lay Lay Lom’da çalışırken, orası fabrika olduğu için herkesin belli bir işi vardı. Ben sadece tesviye-perde işçiliği ve çalım ayarları üzerine çalıştım. O dönemde Lütiye Seyrani Cihan‘la tanıştım. Hafta sonları atölyesine gidip el aletlerinin doğru şekilde nasıl kullanıldığını, ağaca şekil vermeyi hem de baştan sona bir enstrumanın tek ustanın elinde nasıl yapıldığını gördüm. Bu enstruman da, tanıdıktan sonra sesini çok sevdiğim klasik kemençeydi. Bir dönem de Lütiye Oğuz Demir‘in atölyesinde yaylı sazlar üzerine deneyim kazandım. Fatih’in atölyesine gelene kadarki işlerimde biraz tecrübesizlik, biraz ya yanlış bir şey yaparsam korkusuyla çekingen çalışıyordum. Kendine güvenerek bir iş yapmayı  Fatih sayesinde  kazandım. Bunun için ona ayrıca teşekkür ediyorum.

7/06/2012

SOUND Temmuz sayısında Gitarizm


GİTARİZM – Temmuz 2012


Yazın sıcaklarına maruz kalan ton fetişistlerine merhabalar.

Geçtiğimiz ay harika bir ODTÜ tecrübesi yaşadık Fatih Yılmaz’la ve Devrim Gitarlarına hep beraber şahitlik ettik (Bu seminer hakkında daha fazla görsel için lütfen tıklayın). Türkiye’nin elektrikli enstruman üreticiliğinin parlak geleceği olarak nitelendirdiğim Nova Custom Gitarları ve Hantug Custom Gitarları ile tanıştık, gurur duyduk. Cidden göz yaşartıcı bir deneyimdi. Akşamında Fatih ve beni Hantug’un üretim tesislerini gezdirdiler ve cidden çok etkilendiğimi belirteyim. Onların üretimi Titania model gitarın derinlemesine detaylı incelemesi de ilk kez ve sadece SOUND Dergisi Gitarizm Köşesinde.


Ankara'dan Türkiye'nin gitar pazarına yepyeni bir soluk; Hantug Gitarları ve Titania


ODTÜ'de çok başarılı ve keyifli bir seminer verdik

Ayrıca EVH Wolfgang Special incelemesi de yine bu ay okuyabileceğiniz bir diğer inceleme.



Bu ay teşekkür listemin başrolünde Ertuğrul Yılmaz ve ekibi, Metin Dikkaş, Gökhan Göktaş, Onur Karayel, Yusuf Baş, Hakan Akkaya var. Türkiye’de böylesi bir Don Kişot’luğa cesurca giriştikleri için. Ayrıca Ankara’da beni yalnız bırakmadıkları için Fatih Yılmaz ve Volkan Özdemir’e, Türkiye’nin en iyi genç gitaristlerinden Şinasi Celayiroğlu’na, Türkiye’nin dahi müzik yazılımcısı Bülent Bıyıkoğlu’na, Hasan Tahsin Dağlı’ya, faaliyeti düzenleyen Batu başta olmak üzere tüm ODTÜ MT ekibine, Ankara Gitarpedal cengaverlerine (Çağdaş, Cihan, Çağrı), EVH’ı deneyebilmemdeki katkıları için Tune-L’den Ali Sungurlu ve Faruk Kavi’ye, GJ2 ve Carl Martingüzelliği için Pluton Müzik’ten Olay Andaç’a, Serkan Gülal ve Gürkan Ildaş’a, Gerard Melancon ve Seymour Duncan’dan Scott Olson’a teşekkürü bir borç bilirim.

Gitarizm’e, www.facebook.com/nienturi adreslerinden de ulaşabilirsiniz.

NOT: Seminerde kısa bir kesit ;) Devrim Gitarları hakkında konuşurken...  



Barış Ş.                                                                                                                                14.06.2012                                         

6/02/2012

Haziran Ayında Gitarizm ve 2.Yaş Kutlaması



“Ton yoluna canımız feda!” diyenlerin köşesi Gitarizm, tüm okurlarını selamlar.

Öncelikle geçtiğimiz aylardaki ağır tempom sebebiyle unuttuğum Gitarizm’in 2.yaş gününü kutlayarak başlamak istiyorum bu ay. Geçtiğimiz nisan ayında, gitar severlerin yuvası “Gitarizm” 2.yaşına basmış oldu. Şu geçen bir yıl içinde neler neler yazdık, paylaştık... Önce nasıl lehim yapılacağını ve manyetik değiştirileceğini öğrendik, daha sonra ilk modifikasyonumuz olan şok koruma modunu... Koray Ergünay’dan Mehmet Barlo’ya, Tim Mills’den Guthrie Govan ve Yavuz Akyazıcı’ya çok özel isimlerle röportajlar okuduk. Ayrıca Ibanez JS1000, James Tyler Studio Elite Burning Water 2K, Heritage H-535 gibi çok önemli gitarlar hakkında inceleme yazılarını da sunabilme fırsatım oldu. Tam yaş gününe denk gelen ayda ise Fatih Yılmaz’ın medar-ı iftiharı olan F-1 köşemi süsledi. Şu bir yıl içinde Bursa’da ve çeşitli kereler olmak üzere Ankara’da gitara gönül vermiş Gitarizm takipçileri ile buluştuk, seminerler verdik. Siz bu satırları okurken yine Ankara’da, bu kez ODTÜ’nün ev sahipliğinde bir söyleşinin haklı gurur ve keyfini yaşıyor olacağız. Sizinkini bilemem ama Gitarizm adına dolu bir yıldı. Eğer bu süre zarfında size bir şeyler katabildiysem, bir faydam dokunabildiyse, her zaman en sonda yer verdiğim ve vecizem haline getirdiği gibi, Türk gitar alemine bir katkımız olduysa affola!”

Şu geçen bir yıl içindeki en iyileri seçtim kendimce; en iyi röportaj Guthrie Govan röportajı diyorum. Neden? Çok samimi ve bilgilendirici oldu. Ayrıca onunla iletişim her zaman çok eğlenceli oluyor. En iyi teknik makale olarak ise lehimleme ve manyetik değişimi makalesini seçiyorum zira bu basit yazı ile artık herkes evde, kendi basit elektronik veya manyetik değişim modlarını yapabilir hale geldi. En iyi gitar inceleme yazısı JamesTyler Studio Elite Burning Water 2K, cidden o yazıda gitara duyduğum tutkuyu iyi yansıtabilmişim ve en iyi gitar ise Fatih Yılmaz (Nova Custom Guitars) F-1. Ödülüm bir kupa dolusu çay, uğrayın size de ikram edeyim.

Şu bir yıl içinde Gitarizm dostu olarak ilan edeceğim şu insanlara teşekkürü borç bilirim; (sırasızdır) Orkun Aydın, Günay Yetimarslan, Koray Ergünay, Olay Andaç, Vedat Yetkin, Levent Atasever, Cemal Öztürk, Mehmet Barlo, Serkan Gülal, Eugene Odnoval, Demir Uyar, Naci Kesener, Serhan Yenilmez, Andi Yu, Fatih Küçüktezcan, Orkun Tahir Aran, Turan Oğuzhan, Erdem Çapar, Güven Erkin Erkal, Alper Tunalı, Tuncer Tunceli, Gürkan Ildaş, Şinasi Celayiroğlu, Evrim Taş, Erdem Birgül, Okan Bayülgen, tüm Gitarpedal.net üyeleri ve tüm Sound Dergisi emekçileri (Cem, Aydilge, Pınar vs.) ve tüm okurlarımız...

İçten destekleri, dostlukları için Fatih Yılmaz, Tune-L Müzik’ten Ali Sungurlu, Hantug Custom Guitars’dan Ertuğrul Yılmaz ve Salih Vezneli’ye teşekkürlerimi daha da bir vurguluyorum. Ekstra özel teşekkürler ise Ayşenur Ulupınar’a gidiyor.

İyi ki varsınız arkadaşlar. Varlığınız ve desteğiniz, eksiklik ve sorunlara karşı daha iyisini yapabilmek, daha faydalı icraatlar ortaya koymak adına güç veriyor.

Bu ay Sound Dergisi Gitarizm Köşesinde;

Salih Vezneli yapımı şu güzel Tele;

Charvel'in ürettiği ve "erişilebilir" seviyedeki harika bir gitar olan Desolation DS-2ST;

ve Rectify Master'ın gitaristlerin ve gitar atölyelerine büyük bir kolaylık olarak sunduğu tesviye ürünleri;


İncelemelerini okuyabilirsiniz.

Gitarizm’e, ayrıca;
www.facebook.com/nienturi adreslerinden de ulaşabilirsiniz. 

Barış Ş.                                                                                                                                19.04.2012

5/07/2012

Gitarizm Söyleşileri 23 Mayıs'da ODTÜ'de!



Herkese merhabalar,

Gitarizm söyleşileri sürüyor ve bir kez daha Ankara'da! Bu kez ODTÜ müzik topluluklarının konuğuyuz. 
Tam tarih ve yer bilgileri şöyle;

Tarih: 23 Mayıs 2012 Çarşamba
Saat: 13:00
Yer:  ODTÜ KKM - A Slonu

Etkinlik ücretsiz ancak ODTÜ dışından katılmak isteyenlerin davetiye edinmesi gerekiyormuş ve 07.05.2012 tarihinden itibaren ODTÜ A4 kapısı "NAZ gıda"dan veya "Kızılay Voodoo Blues"'dan davetiye temin ederek katılım sağlayabilirlermiş...


Girişte sıkıntı yaşamamak için bu davetiye işine önem verelim lütfen ;)

Bu etkinlikte TR'nin önde gelen lütiyelerinden Fatih Yılmaz ile birlikte olacağız. Üzerinde duracağımız konular ise;

Barış Şahin : Elektrogitar Anatomisi (Güncellenmiş 2012 versiyonu)
Benim ana konularım (şimdilik) şöyle;


  • Elektrogitar 101
  • Yapısal Olarak Gövde Türleri 
  • E.Gitar ve Ağaç İlişkileri; 
    Temel ahşap yapıları, seçim kriterleri, 
    Kuruluk Hadisesi
  • Gitar Yapımında Yaygın Olarak Kullanılan Ağaçlar (Dişbudak, Kızılağaç, Maun, Akçaağaç/Kelebek, Ceviz, Kavak, Çam, Gülağacı, Abanoz vs.
  • Ağaç Seviyeleri (A,AA, AAA vs.)
  • "Photo Flame" Tekniği
  • Yeni Trend: Közlenmiş Ağaçlar (Roasted, Toasted vs.)
  • Kesim Biçimleri (Quartersawn/Riftsawn/Plainsawn vs.)
  • Gitar Hakkındaki Bazı Temel Kavramlar: Tuşe eğrilik çapı (radius) ve Silindirik/Konik (compound) tuşeler, Sap/Gövde Birleşim Türleri, Sap Profilleri, Tel boyu/Skala (yaygın skalalar, bariton ve Novax sistemleri), Sustain Kavramı
  • E.Gitarda Parça ve Bölümler: Akord Burguları, Üst Eşik, Perdeler, Köprüler ve tremololar, Elektrogitar Manyetikleri: Türleri ve temel özellikleri
  • Boya ve Cilalar
  • Alternatif Yaklaşımlar: True Temparement Sistemi, LED'li tuşeler, Eskitme Efektleri
  • SSS
Fatih Yılmaz : Bir Gitar Atölyesinden Notlar başlıklı söyleşisinde şunlar gibi bir çok konudan bahsedecek;

  • Yaygın e.gitar modellerindeki tasarım hataları ve çözümleri
  • Elektrogitar tasarımı ve yapımı hakkında temeller
  • Doğru manyetik seçimi
  • İyi gitar-kötü gitar farkları, ayrımları 
  • Sustain kavramı ve buna etkiyen faktörler
  • Sağır noktalar (dead spots) ve tedavi yöntemleri
  • Gitar cilaları ve korunma yöntemleri
  • Her şehirde gitar saklama/koruma yolları
  • Metal aksam koruma yöntemleri


Görüşmek üzere...

B


12/21/2011

Ibanez S420 İncelemesi


Ibanez S420 İncelemesi
Gürkan Ildaş'ın yazısıyla...



2011 Mart ayında gitara geri dönüş denemesi olarak bir Ibanez S420 aldım. Oldukça uzun bir ara vermiştim bu yüzden büyük bir yatırım yapmak yerine kendimi deneyeceğim makul bir gitar aramaya başladım. Gitar çaldığım süre içerisinde hep Ibanez S serilerine özel bir sempatim olmuştur. Bu Ibanez’in o dönemki reklamlarında kullandığı isimlerden kaynaklanıyordu; Scott Henderson ve Frank Gambale...

5/04/2011

Fatih Yılmaz Özel Röportajı



Merhabalar Fatih. Sound Dergisi "Gitarizm" Köşesine hoşgeldin. Öncelikle seni Türkiye'den çıkıp pazarda yerini kazanmaya çalışan ilk  elektrik gitar manyetiklerini ürettiğin için kutlayayım.

Sağ ol üstad teşekkür ederim. Başka çalışmalarımız ve projelerimiz de var, ümit ediyorum onlar da başarılı bir şekilde ülkemizdeki gitaristlerin hizmetine sunulacak.

Bu manyetik yapımı sürecin hakkında konuşarak başlayalım; bu merakın nasıl başladı, nasıl ilerledi, gelişti ve bugüne ulaştı?

Tünelde tanıştığım bir lüthiye arkadaşım Sadettin AKAY bana manyetik yapımı ile alakalı bir fikri olduğundan bahsetmişti ve yıllar önce yaptığı Stratocaster köprü manyetiğini denetmişti. Bu bahsettiğim ya 95 yada 96 yılındaydı. Neyse gel zaman git zaman enstruman yapımı hayatımda şekillenmeye, yerini bulmaya daha doğrusu hayatımı şekillendirmeye başladı. Genel olarak yapımcılar sadece ağaç ve tasarım ile haşır neşir olur, ama sadece işin tüm detaylarına hakim olmak sizi ve mesleği ileri taşır. İşin korkutucu tarafı şu; gözle görülmeyen sonuçlara sahip bir iş yapmanız ve yaptığınız en minik nüansın, hizmet edeceği insanın hayatındaki etkileridir. Günümüzde fark edemediğimiz detaylar silsilesi şöyle başlıyor; seri üretim sazlarına o kadar alışmışız ki tek tip üretim modeli ile karşımıza çıkan şeyleri kabul ediyoruz. Bunun yerine üretim prosesinin tamamen bütüne hakim bir elden çıktığı aletlere sahip olduğumuzda kendimizi daha iyi hissediyoruz. Başlangıç noktası bu saydıklarımdır, aslında bir nevi isyandır :) hoşumuza gitmeyene dur diyebilmektir.

Bugüne ulaşması ise yaptığım enstrumanlara kendi manyetiklerimi takmam istememle sonuçlandı. yaptığınız Enstrumanı spektrum analiz ile ölçer, üzerine ne takıldığında iyi sonuç verir bunu ölçmek kolaydır ama detay artık iyi değil enstrumanı daha iyiye ulaştırıp yada sahibinin istediği özelliklere ulaştırıp- daha iyi performansla icracının güvende olmasını sağlamaktır. Bunu başardığımız anda sadece kendi yaptığımız değil hazır enstrumanların üzerinde de etki sahibi oluruz. Cümleler uzun idare edin :)

İş tamamen yapımcının elinden çıkmalıdır, el yapımı bir enstruman nerdeyse; form-konstruksüyon-gelenek üçgeninin üzerinde ilerliyor, bunun üzerine “inovasyon-inspirasyon-entonasyon” üçgenini yerleştirebilmeli ki o zaman ortaya "yeni ve olumlu" bir şey çıkabilsin. İşte atölyemde oluşturduğum yol ve yöntem budur kısaca.

Manyetik tasarım ve sarım süreçlerinde herhangi bir yardım aldın mı?

4/04/2011

Nisan Sayısında Gitarizm


GİTARİZM – Nisan 2011

Gitarizm’den tüm gitar severlere selâm olsun.

Gitarizm’in birinci yıl dönümünden hepinize sevgiler dileyerek başlamalıyım zira çeşitli makâleler, her biri Türkiye’de ilk kez olarak yapılmış özel röportajlar, çeşitli inceleme yazılarıyla dolu 12 sayıyı beraberce geride bıraktık. Şöyle bir düşününce nelerden, kimlerden bahsetmişiz diye, öyle isimler çarpıyor ki gözüme, inanın gurur duyuyorum; Seymour W. Duncan, Steve Morse, Fatih Yılmaz, Ian Anderson, Bill Nash, Yuriy Shiskov, Steve Blucher, Orhan Ümmetler röportajları mesela… Ayrıca daha önce Türkiye’de hiçbir şekilde basılı literatüre girmemiş olan elektrogitar manyetikleri üzerine, ki yazılı basında yer almış en kapsamlı manyetik yazısıdır hâlen, perde demirleri üzerine veya bu sayıdaki gibi modifikasyonları üzerine ele aldığımız gibi konular mesela… Bitmedi, özellikle ikinci periyotta vermeye başladığımız hediyeler de var; bu bir yıl içinde çeşitli sayıdaki okurumuz Alen Geere’dan pedallar, Necarman’dan humbucker setleri, Fatih Yılmaz’dan gitar bakımı, Kıvılcım Müzik’ten Seymour Duncan manyetik ve DiMarzio askı kazandılar. Bu sefer bir değişiklik yapıyor, teşekkür listemi başa alıyorum; geçen bir sene içinde desteklerini, varlıklarını sürekli olarak hissettiren tüm okurlara, yani şu an bu satırları okuyan size teşekkür ediyorum. İlk ve en önemlisi o. Röportaj yaptığım veya konu ettiğim tüm konuklara teşekkür ediyorum, her biri konularında saygın bir otorite olan bu insanlar kıymetli vakitlerini ayırmak suretiyle Gitarizm’in şekillenmesinde katkı sahibidir. Bana duydukları güvenden dolayı editörlerimiz Cem ve Aydilge’yi de anmamak olmaz, güveniniz için teşekkürler (you rock ;) ), Gitarizm’den okurlarımıza verebilmemiz için hediyeler sunan üç kıtanın hâkimi Alen Emre Balkan (Alen Geere Effects), Fatih Yılmaz (The Man Himself), Onur Kara (Necarman Manyetikleri) ve Faruk Kavi’ye de sonsuz teşekkürler. Yine köşemde yer alan temalardan birisi için, relic gitarlar için tanıştığımız, beni tanıdıktan sonra denemem ve tanıtmam için özel bir gitar hediye eden Bill Nash’e ve Nash Guitars’a da ne kadar teşekkür etsem az gelir. İyi ki varsınız ve inşallah bir yıl sonra daha da iyisine beraberce ulaşırız…

1.yıl hâdisesi bir yana bu ay itibâriyle yeni bir yazı dizisine başlıyorum. Nasıl bir şey olacağından, kabaca geçtiğimiz sayıda bahsetmiştim. Fabrika çıkışlı olan gitarlar, genel itibâriyle “herkese göre” diye betimleyebileceğimiz bazı genel şartlara göre tasarlanır ve üretilirler. Bu genel özellikler gitarın üretildiği hedef icracı kitlesinin temel ihtiyaçları, istek ve eğilimleri baz alınarak belirlenir. Dolayısıyla son derece mantıklı bir stratejidir ve insanların çoğu için herhangi bir ilâve ihtiyaç hali söz konusu olmayabilir. Lâkin birçok gitarist için ise minör veya majör ölçekte performans, ton kalitesi, tonal biçem gibi hususlarda bazı iyileştirmeler yapma ihtiyacı söz konusu olmakta ve bu türden modifikasyonlar son yıllarda ülkemizde de büyük ivme kazanmış durumda. Ancak bu ivmeye güç veren çok ciddi orandaki müzisyen, naçizâne gözlemime göre, böyle modifikasyonlar konusunda oldukça “ilginç” hamlelerde bulunmakta. Rasyonel gerçeklere dayanan, mantıklı ve uygulaması olan modifikasyonlar görülse de, kimileri için modlar “kocakarı ilâcı” yapısından daha öteye geçememekte ve sadece kulaktan dolma üfürme bilgilere, süslü ve abartılı reklâm sloganlarına, olaya yeterince hâkim olmayan gitar tamircilerine, daha da vahimi 90 başlarında “Satriani, Kirk Hammet için en kötü öğrencimdi demiş” veya “Dave Lombardo ile Lars bir metal parayı duvarda bagetleriyle sektirme yarışmasına girmişler, Lars iki dakika tutabilmiş anca, Lombardo baba ise yarım saat tutmuş, daha da tutarmış ama Lars daha da rezil olsun istememiş” türündeki absürd öykülere hayat veren zihinlerden türeyen fantastik bilgilere(?) dayanmakta. Hâl bu iken istedim ki aktif olarak müzik yapanlara faydalı olabilecek, çoğu kolayca uygulanabilir, bazıları profesyonel bir elin deymesini gerektirecek bazı faydalı modifikasyonlardan bahsetmeye çalışacağım. Buna girizgâh olması bakımından seçtiğim konu At-Avrat-Strat (bu esprinin referansı çok sevdiğim ve ustam addettiğim sevgili Cemal Öztürk’tür, onu da belirtmeden geçemedim) felsefesinin bir yansıması olan stratların doğal tonlarının geliştirilmesi hakkında. Hem özellikle temiz tonlarda bir stüdyo standardı olması bakımından, hem Fender veya değil Strat sahibi olan insan sayısının azımsanamaz çokluğundan, hem de yıllar içinde elimden epey sayıda strat geçmesi sebebiyle artık, kendimce, iyi tanıdığıma da güvendiğimden stratları konu aldım kendime. Gelecek ay ise bir aksilik olmazsa size nasıl lehim yapacağınızı, nasıl manyetik değiştirebileceğinizi, bu işler için nasıl ve hangi teknik özelliklerdeki cihazlara sahip olmanız gerekeceğini fotoğraflarla anlatacağım. Gelecek ay bunu işleyelim ki sonrasında elektronik modlar ile alâkalı yazılar hazırladığımda, bunları kolaylıkla uygulayabilin, eğer bu işlerden anlamıyorsanız. İnanın 50 Kuruş – 1 TL gibi maliyeti olan minicik parçalar ile gitarınızın temiz tonlarını daha belirginleştirebilmeniz, 3 single manyetiğe sahip stratınızdan 5 değil çok daha fazla ses elde edebilmeniz veya bir eliniz gitarla temastayken diğer eliniz mikrofona deydiğinde çarpılma durumunu sıfırlamanız hiç de imkânsız değil. Sadece elektronik değil, bu ay olduğu gibi gitarın tonal ve işlevsel performansını arttıracak stratejilerden de bahsedeceğim. Yine de aklınıza gelen başlıklar varsa, lütfen yazın, onlara da yer verelim zaman içinde. Adresimi biliyorsunuz; nienturi(at)gmail.com ;) Ayrıca http://guitarism-tr.blogspot.com/  adresindeki bloguma da beklerim.

Gelecek ay büyük bir lütiye ve bahsettiğim lehimleme ile alâkalı makalenin yanı sıra dergimizin “Bas Gitar Günlükleri” adlı bölümünün usta kalemi Koray Ergünay ile birlikte elektrik gitar ve bas gitar kayıtları konusunda hazırladığımız bir proje ile de karşınızda olmak ümidiyle…




Barış ŞAHİN                                                                                                                                   15.03.2011                                        

Popüler Yayınlar